27 Ekim 2011

Midnight in Paris


Woody Allen'ın "Hiç başyapıtım yok" veya "Filmlerimin çoğu vasattır" sözleri bu kadar da mütevazilik olmaz ki canım dedirtecek cinsten. Bananas, Sleeper, Love and Death, Annie Hall, Zelig, Hannah and her Sisters'ı unutmak mümkün mü? Yönetmenlik kariyerine 60'ların sonunda başlayan Allen'ın bugün hala her yıla bir film sığdırıyor oluşu bile takdir şayan.

Ustanın son filmi Midnight in Paris'in hikayesini de kısaca anlatmak gerekirse; tatil için Paris'e gelen ve evlilik arifesinde olan Amerikalı çiftimizden Gil, ilk romanını bitirmeye çalışıyor ve ilhama ihtiyacı var. Bunun için de geceleri Paris sokaklarında dolaşıyor. (Hikayenin burdan sonrasını izlemeyenler okumazsa daha iyi olur. Basında yazıldığı için ben de yazıyorum) Gil yine böyle bir gecede yolunu kaybediyor ve kendisini 1920'lerin Paris'inde buluyor. 20'lerin Parisi'nde kimler yok ki; Ernest Hemingway, Fitzgeral çifti, Luis Bunuel, Pablo Picasso, Salvador Dali, Man Ray... Woody Allen'ın kamerasından 1920'lerin Paris'inde gezinmek ve Gil'in Hemingway, Dali ve Bunuel sohbetlerini dinlemek büyük keyif. Özellikle Gil'in Ernest Hemingway'le tanışıp sohbete tutuştuğu sahne çok çok iyi.  Allen'ın Hemingway yorumu ve bu roldeki Corey Stoll'un müthiş yeteneği filme tat katmış. Owen Wilson, Rachel McAdams, Marion Cotillard, Adrian Brody ve Kathy Bates de rollerinin hakkını veriyorlar. Tabi insanın gözü ister istemez oyuncu Woody Allen'ı da arıyor.

Midnigt in Paris'te Woody Allen benzer hikayeleri farklı film modelleriyle anlatmayı sürdürüyor. Film tür olarak Romantik komedi olsa da Allen'ın yaratıcılığı sayesinde bu türün kalıplarının dışına çıkmayı başarıyor. Allen'ın filmografisindeki bir çok film gibi Midnight in Paris'te de zaman su gibi akıp gidiyor. Yönetmen olarak 42. filmini çeken Woody Allen'ın formunda olduğunu görmek herkes gibi beni de fazlasıyla memnun etti.
Son söz: Midnight in Paris'in  son yıllarda en iyi eleştiri alan ve en çok gişe yapan Woody Allen filmi olduğunu düşünürsek bu entelektüel romantik komediye kayıtsız kalmamakta fayda var. 8\10

5 yorum:

  1. sezer akınEkim 27, 2011

    Woody Allen, Midnight in Paris için eğer bu filmimde güzel olmazsa intihar ederim demişti. Allen'ın intihar etmeyeceğini bilmek güzel :)) Bende sevdim filmi, gayet hoş :)

    YanıtlaSil
  2. Ha ha :)) Allen kendisine haksızlık ettiğinin farkındadır umarım

    YanıtlaSil
  3. Woody Allen gibi yaratıcı bir yönetmen uzun yaşasa da hep filmlerini izlesek.

    YanıtlaSil
  4. Sanatı ve edebiyatı yoğun bir şekilde filmlerinde kullanır,özellikle Midnight in Paris'de bunu rahatlıkla görebilmek çok güzeldi.''Geçmiş de bugün de aynı,hepsi birbirinden kötü,en iyisi hayatın tadını çıkarmak''der Woody Allen.

    YanıtlaSil