7 Kasım 2011

Pi

Bugün her filmini sabırsızlıkla beklediğimiz Darren Aronofsky'nin çok zor şartlarda tamamlayabildiği ilk filmi Pi'nin küçük bir başyapıt olduğunu söyleyerek başlayalım söze. Pi, 60 bin dolar gibi mütevazi bir bütçeyle kotarılan bağımsız bir film. 16 mm'lik kamerayla siyah-beyaz çekilen film 1998 yılında Sundance film festivalinde Darren Aronofsky'e En İyi Yönetmen ödülünü kazandırdı ve o yıl epey ses getirdi.
Bir matematik dehası olan Maximillian Cohen, yaşamın en önemli sırrını keşfetmek üzere olduğunu düşünmektedir. Son 10 yıl içerisinde tabiatın bir sayısal kodlama sistemine sahip olduğunu bulmuş ama bunu tam olarak çözmeyi başaramamıştır. Max, bu sırrın ifşa edildiği taktirde çok ciddi bir karmaşaya yol açacağını düşünmekte ve bunu herkesten saklama eğilimindedir.

Maximillian Cohen diyor ki:
1- Matematik tabiatın dilidir
2- Etrafınızdaki tüm varlıklar ve olaylar rakamlarla anlatılabilir.
3- Eğer bir sistemi rakamlarla anlatırsanız, şekiller ortaya çıkar.
4- Doğanın her yanında şekiller vardır.

Ana karakterimiz Maximillin Cohen'in baş ağrıları ve geçirdiği nöbetlerle fiziksel anlamda çektiği acılara hayatı anlamlandırma çabası-saplantısı da eklenince onun için işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Kendimizi Max yerine koyduğumuzda yaşadığı paranoyayı anlamak hiç de zor değil doğrusu. Pi ile adını ilk kez duyduğumuz Sean Gullette, Max karakterine çok şey katmış. Delilik ve dahilik arasında gidip gelen yorumu parmak ısırtacak cinsten. Aronofosky'nin senaryosunu da kendisi yazdığı Pi'nin hikayesi, şaşırtıcı görselliği, dinamik kurgusuyla özgün bir çalışma olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle hızlı kurgusu ve daha sonra Requiem For A Dream ve The Fountain'de birlikte çalıştığı Clint Mansell'in bu hızlı kurguya ayak uyduran müzik çalışması Pi'nin kült bir filme dönüşmesinde önemli paya sahip. Darren Aronofsky'nin daha ilk filminde böylesine bir yönetmenlik becerisi sergilemesi bugün Warner Bros, 20th Century Fox gibi  büyük film şirketlerinin onun  peşinden koşmasını daha iyi açıklıyor.

Şunu söyleyebilirim ki; Pi ne tipik bir gerilim filmi  ne de tipik bir bilim-kurgu. David Lynch'in ilk uzun metrajı Eraserhead'e benzer bir yapıya sahip ve Darren Aronofsky'nin Reguiem For A Dream'de iyice oturtacağı tarzının sinyallerini vermesi bakımından da ilgiyi hak ediyor. Sonuç olarak Kabala, Altın Oran, sayısal şifreler favori temalarınızsa delilik ve dahilik arasında gidip gelen topu topu 85 dakika süren bu Darren Aronofsky filmini ıskalamayın derim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder