Federico Fellini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Federico Fellini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2015

Bir Zamanlar Sinema öneriyor - #30 Olağanüstü Öyküler


Dünya sinemasının üç büyük ustası; Federica Fellini, Roger Vadim ve Louis Malle'in bir araya gelip alanında bir başka üstat Edgar Allan Poe'nun öykülerinden yola çıkarak kotardıkları Olağanüstü Öyküler (Histories Extraordinaries), orta metraj üç filmden oluşan kıymetli bir eser.

İlk filmimiz Roger Vadim'in yönettiği Metzengerstein. Filmde; Ortaçağ'da genç bir kontesin, kendisine miras kalan şatosunda gününü gün ederek yaşarken, bir gün kuzenine aşık olması ve aşkına karşılık bulamaması neticesinde, intikam hırsına yenik düşmesi işlenir. İkinci bölüm olan William Wilson'ın kamera arkasında ise Louis Malle'i görüyoruz. Alain Delon ile Brigitte Bardot'nun başrollerini üstlendiği bu bölümde; sadistliğiyle tanınan William Wilson'ın, kendisine ikizi kadar benzeyen, adı dahil aynı olan bir adamın, hemen her yerde karşısına çıkması ve kendisini engellemeye çalışması konu ediliyor. Son bölüm olan Toby Dommit'in yönetmen koltuğunda ise Federico Fellini oturuyor. Toby Dommit'te alkol bağımlılığı yüzünden kariyerini tehlikeye atan bir oyuncunun hikayesi işleniyor. 

Her biri 30-35 dakika kadar süren üç hikayenin pek çok ortak noktası var. Üçü de Poe'nun karanlık dünyasını ustalıkla görselleştiriyor. Suçluluk duygusuyla harap olmuş insanların, ruhsal çöküşlerini beyazperdeye taşıyan her bir hikaye ortak temalarla birbirine bağlanıyor. Roger Vadim'in yönettiği ilk bölüm; gotik mimari kullanımı, estetiği ve Jane Fonda'nın varlığıyla akılda kalırken, Louis Malle'in çektiği ikinci kısım özellikle yarattığı gizemle takdir edilesi bir iş. Fellini ise kanımca filmin en başarılı ayağına imza atmış. İlk kez bu denli karanlık bir hikaye için kamera arkasına geçen yönetmenin buna karşın, o aşina olduğumuz sinemasından izlere rastlamak mümkün. Olağanüstü Öyküler, bugün modası geçmiş bir fikirle yola çıkmış olsa da 60'lı yıllar için oldukça davetkar bir deneyim sunuyordu şüphesiz . Klasik sinemada farklı tatlar arayanlar için görmeye değer...

21 Mayıs 2015

Bir Zamanlar Sinema öneriyor - #24 Satyricon


İtalyan sinemasının en önemli bir kaç isminden biri olarak gösterebileceğimiz ve tarif etmesi zor, son derece kişisel bir filmografiye sahip olduğunu da söyleyebileceğimiz Federico Fellini'nin en uçuk filmi 969 tarihli Satyricon dersek abartmış olmayız sanırım. Film, yönetmenin La Strada, La Dolce Vita, 8½, Roma ve Amarcord gibi ön plana çıkmamış işlerinden biri. Petronius'un aynı adlı eserinin serbest bir uyarlaması olan film, 'Fellini Satyricon' olarak da biliniyor.

Fellini, Paganlık dönemi Roma'sında, Encolpius adlı bir öğrenci ve arkadaşı Ascyltus'ı merkeze alarak dönemin benzersiz bir portresini çiziyor. Fellini filmlerinde hikaye genellikle ikinci plandadır. Burada ise usta hikaye akışına tamamen sırtını dönüp muğlak bir anlatım tercih ediyor. Ayrıca söylendiği gibi anlatım şiirsel değil ancak karakterlerimizin dili şiirsel diyebiliriz. Hikayenin nerden gelip nereye gittiği belirsiz. Bu, seyrini zorlaştırmanın da ötesine geçerek filmin içine girmemizi imkansızlaştırıyor. Hikaye bir yana Fellini, karakterlerle seyirci arasına keskin bir mesafe koymuş. Böylece bizi hikaye ve karakterlerden soyutlayıp dönemin sanat ortamına -şiir, tiyatro, plastik sanatlar, hikayeler, mitoslar ve söylenceler- odaklanmamızı ve yarattığı görsel şölene kapılıp gitmemizi istemiş. Satyricon'da her sahne her plan inanılmaz sanat yönetimiyle bir tuvale dönüştürülmüş. Tarihi-epik filmlere aşina olan seyircinin kafasında klasik bir Roma dönemi görseli vardır mutlaka. İşte Satyricon bunu yıkıyor. Estetiği ve tuhaflığıyla Fellini filmografisinin en çarpıcı örneklerinden olmayı başarıyor.

İki eşcinselin ordan oraya sürüklenip çeşitli maceralara atılmasını, girdikleri ortamlarda yaşadıkları tecrübeleri, inanç ve cinsellik, kölelik ve özgürlük gibi temaları öne çıkararak akıl almaz batıl inanç ve tedavi yöntemlerini Fellini usulü bir yapı içerisinde deneyimliyoruz. Satyricon için yapılan fantastik yorumlarına katılmadığımı ve bunun ezber bozan bir tarihi film olduğunu belirteyim. Film bittiğinde akılda kalan şey doyumsuz bir sanat hissiyatı ve görsel imgeler daha fazlası değil.

Son söz: Fellini sinemasına yabancıysanız ve seyircinin aktif katılımını isteyen filmleri sevmiyorsanız Satyricon size göre değil. Yönetmeni sevenler içinse bir zorunluluk. 8\10

15 Aralık 2011

1950'lerin en iyi 10 filmi


1950'ler bugün klasik olarak adlandırdığımız bir çok filmin üretildiği ve hatta sinema tarihinin en iyilerinin arz-ı endam ettiği en önemli 10 yıllık dönemler arasında yer aldığını düşünüyorum. Akira Kurosawa, Alfred Hitchcock, Billy Wilder, Elia Kazan ve Ingmar Bergman gibi sinemacıların altın dönemlerini yaşadığı bir dönemden bahsediyoruz sonuçta. Özellikle de listeye baktığınızda Kurosawa ile Bergman'ın ağırlığını koyduğunu göreceksiniz.

1- Rashomon, Akira Kurosawa (1950)
2- Ben-Hur, William Wyler (1959)
3- Hiroshimo Mon Amour, Alain Resnais (1959)
4- Seven Samurai, Akira Kurosawa (1954)
5- The Seventh Seal, Ingmar Bergman (1957)
6- The Wages of Fear, Henri-Georges Clouzot (1953)
7- La Strada, Federico Fellini (1954)
8- Vertigo, Alfred Hitchcock (1958)
9- Wild Strawberries, İngmar Bergman (1957)
10- Sunset Boulevard, Billy Wilder (1950)