27 Mart 2016

Kıyamet partisi!: These Final Hours


Kıyamet sonrası filmleri 70’lerden bu yana revaçta olan bir bilimkurgu alt türü. Bu alt tür filmleri oldukça karamsar bir dünya tasvir etmelerine karşın, insanoğlu yaşam savaşını sürdürebildiği, bir şekilde var olabildiği için yani umutsuzluk içinde dahi bir umut barındırabilmesi sebebiyle popülerliğini korumayı başardı. Gerçek anlamda kıyametin koptuğu bilimkurgular ise umuda bir gram bile yer bırakmaması ve izleyeni daha depresif bir ruh haline soktuğu için kıyamet sonrası filmleri kadar ilgi görmüyor. Çünkü seyirci mutlu sonları sever… 

Lars von Trier’ın biçimci tarzıyla, estetiğiyle ve kıyametten çok yaklaşan kıyametin insanlar üzerinde yarattığı psikolojiye odaklandığı başyapıtı Melancholia’yı izleyeli çok uzun bir zaman olmadı. Melancholia’dan etkilendiğini açıkça belli eden Avustralya yapımı bağımsız bir kıyamet filmi olan These Final Hours, ilgiye değer bir tür filmi ama sesini duyurmayı başardığını söyleyemeyiz.

Yönetmen Zak Hilditch, aynı zamanda senaryonun da sahibi ve senaryo aşamasında bağımsız bilimkurguların çoğunda karşılaştığımız hataya düşmekten kurtulamadığını söyleyerek girelim söze. Bahsettiğimiz hata ne olup bittiğini anlatırken ketum davranmak. Filmin başlarında ana karakterimiz James’le tanıştıktan sonra, bir radyo yayını aracılığıyla bir çarpışmanın gerçekleştiğini öğreniyoruz. Çarpışmanın yeri ve zamanı verilmesine karşın tam olarak neyden bahsettiği hakkında fikir yürütmemiz gerekiyor. Dünya ile başka bir gezegenin çarpışması veya daha yüksek bir olasılıkla meteor çarpmasıyla karşı karşıya olunduğu sonucuna varıyoruz. Açıkçası bu ketumluğun sebebini anlamak oldukça güç. Gizem yaratmak deseniz, gizeme ihtiyacı olan bir film de değil These Final Hours. Filmin hikâyesi, Kuzey Amerika’dan başlayarak dünyanın yüksek ısı sebebiyle yok olması. Yüksek ısının sebebinin ise sözü edilen çarpışmanın yeryüzünde yarattığı ani değişim olduğu söylenebilir. Dünyanın bir ucunda -Avustralya- yaşayan karakterlerimizin ise 12 saati vardır. Felaketin gelişinden haberdar olan insanların son saatlerini nasıl geçirebilecekleri, nasıl bir psikolojiye sahip olabilecekleri üzerine kafa yoran yönetmenimizin, elindeki kısıtlı imkânlarla etki gücü yüksek bir kıyamet filmi çıkarmaya çalıştığını görüyoruz. Bunu belli ölçüde başardığı da bir gerçek.

İki kadın arasında bocalayan James, dünyanın sonu haberiyle kaosun baş gösterdiği ülkede, son geldiğinde babasıyla birlikte olmak isteyen bir kız çocuğunu, ona zarar vermek isteyen adamların elinden kurtardıktan sonra isteksizce yanına alıyor. Dünyanın sonu yaklaşırken, iki karakterimiz her şeye rağmen bir amaçla hareket ediyor. Son saatlere farklı bir anlam yüklenmiş oluyor. James ile Ross’un ilişkisi dramatik açıdan filmi zenginleştiriyor. These Final Hours’un bağımsız bir film olması filmin hem aleyhine hem de lehine işlemiş. Aleyhine işlemiş çünkü sokaklarda karmaşa ve felaketi minimize edilerek görselleştirilmek zorunda kalınmış. Lehine işlemiş çünkü büyük resim gösterilemeyeceği için kimi klişelerden uzak kalınabilmiş. Karakterlerin psikolojisine daha fazla yer verilebilmiş. 

Yönetmen Hilditch, olay örgüsünü son saatlerimizi sevdiklerimizle geçirme isteğimiz üzerine kurmuş. Aşk, dostluk ve aile bağları kötücül hikâyeye duygusal bir boyut kazandırmış. Öte yandan, insanın içindeki karanlık tarafın mutlak son yaklaşırken dahi yok olmayacağını, aksine kötünün daha da kötü olacağını söyleyerek insana dair keskin bir eleştiri de getiriyor Hilditch. These Final Hours’a dair en şaşırtıcı ve üzerine ne fazla konuşulması gereken husus ise kıyamete saatler kala bir grup insanın çılgınca eğlenmesi. Filmde uzun bir parti sahnesi mevcut. Şimdi burada bir gerçeklik sorgulaması yapmak gerekiyor. Kıyamet adım adım yaklaşırken, bu acı gerçekten haberdar olan insanoğlu eğlenmeyi başarabilir mi? Daha doğrusu eğlenmeyi düşünebilir mi? Alkol ve uyuşturucuyla yüzleşmek zorunda oldukları mutlak sondan -farkındalık açısından- kaçılabilir mi? (Yüksek dozla evet) Hilditch muhtemelen bu mesele üzerine fazla kafa yormamış. Çılgın parti sahnesini filmin depresifliği içinde seyircinin nefes alabileceği bir bölüm olarak düşünmüş olmalı.

Son söz: Düşük prodüksiyon kalitesine rağmen, dramatik yapısı, gerilimi ve başarılı atmosferiyle akılda kalıcı bir kıyamet filmi These Final Hours. 7\10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder