Nuh Tufanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nuh Tufanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2014

Aronofsky'nin Rüya Projesi: "Noah"

 
Darren Aronofsky, şu sıralar 'Noah' adını verdiği Nuh Tufanı projesiyle meşgul. Russell Crowe'u Hz. Nuh rolünde izleyeceğimiz filmde; Anthony Hopkins, Jennifer Connelly ve Emma Watson  öne çıkan oyuncular. Senaryoyu Ari Adel'le birlikte kaleme alan Aranofosky'nin arkasında Paramount gibi büyük bir yapım şirketi bulunuyor. Kariyerine bağımsız bir filmle (Pi) başlayan genç usta Aranofosky, adım adım Hollywood'a yelken açtı. Ancak ilk Hollywood prodüksiyonu olan The Fountain gösterdi ki, Aronofosky'nin bağımsız ruhundan ve sinema anlayışından vazgeçmeye, taviz vermeye niyeti yok. Şüphesiz ki, Noah çok daha büyük bir proje, bir Hollywood Blockbuster'ı. Bu da demek oluyor ki; Noah, yönetmenin geniş kitlelere en kolay ulaşacağı ve anlatı olarak da kolay hazmedilebilir bir film olacak.

"Benim Tanrım yok" diyen Aronofsky'nin, Adem ve Havva mitine sırtını dayadığı The Fountain'in ardından yine tüm kutsal metinlerde yer alan Nuh Tufanı'na sarılması düşündürücü. Derine inmek gerekirse, 13 yaşından beri bu hikayenin hayalini kuran, bugün "Benim Tanrım yok" diyebilen ve Pi'de sayılarla hayatı anlamlandırma çabası, The Fountain'de ise ölümsüzlük ve ölümden sonra başka bir formda yaşamı sürdürme fikri, Aronofsky'nin uzun zamandır din-bilim ekseninde bir iç çatışma yaşadığının göstergesi. Bunu da sinemasına açıkça yansıtıyor. Bunları anlatmamın sebebi Aronofsky'nin Nuh Tufanı'na nasıl yaklaşacağının dair veriler içermesi. 'Büyük' hikayeler anlatmayı seven yönetmenin Nuh Tufanı tutkusu esasen hikayenin kutsallığından değil, 1966 yapımı The Bible ın the Begining (bakınız) dışında tufanın beyazperdede hakkıyla ele alınmamış olması ve tufanın görsel karşılığını bulma isteği... Kısacası Aronofsky sineması için biçilmiş kaftan olması diyebiliriz.

Noah, 50'li ve 60'lı yıllarda altın dönemini yaşayan Epik Sinemanın kollarından biri olan dini-epiklerin modern bir versiyonu olacak. Ancak yönetmenin dinlere bakışı, Nuh Tufanı'na kutsal bir hikaye olarak değil de bir mit olarak yaklaşmasına dolayısıyla da yine The Fountain'de olduğu gibi fantastik bir dokunuşla dini epiğin yanında fantastik sinemaya da göz kırpan bir film çıkmasına neden olabilir. Bu yorumu yaparken yönetmenin The Fountain'de Adem ve Havva'yı kutsal metinlerden bağımsız olarak bir aşk hikayesinin omurgası yapmasını temel alıyorum. Tabii bu kez birebir Nuh Tufanı'nı anlattığından bir 'sapma' çok da olası değil. Bu noktada Aronofsky'nin Nuh'un iç dünyasına da bakmak isteyeceğini ve görselliğinin altında ezilmeyen derinlikli bir film çıkarmak isteyeceğini öngörebiliriz.

Noah 3 Nisan'da vizyona giriyor.




6 Mayıs 2012

The Bible: In the Beginning


Sinemaya The Maltase Falcon, The Treasure of the Sierra Madre, The African Queen ve The Misfist gibi birbirinden kıymetli filmler armağan eden, klasik sinemanın büyük ustalarından John Huston'ın 1966 tarihli filmi The Bible: In the Beginning (Peygamberler Tarihi) kutsal kitapları temel alan dini-epik bir çalışma. Epik sinemanın altın çağında çekilen film dönemin bol figürasyonlu dev yapımlarından biri ve türün en görkemli işlerinden olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Film, Türkçeye Peygamberler Tarihi diye çevrilmiş ancak bu yanıltıcı olabilir. Huston, filmini orjinal adındaki 'Başlangıç' ile yani Dünya'nın yaratılışıyla açıyor. Bir dış ses Dünya'nın yaratılış aşamalarını İncil'de yer aldığı şekliyle kelimesi kelimesine anlatıyor. Didaktik anlatım filmin hanesine bir eksi olarak yansırken, bu 6 günlük yaratım aşamasının (göğün ve yerin, gece ve gündüzün vs.) görsel karşılığının bulunabilmesi seyir keyfi almanızı sağlıyor.

Hikaye akışı, kutsal kitaplardaki ikonografi ile birebir örtüşüyor; Adem'in yaratılışı, Havva'nın yaratılışı, İyiliği ve kötülüğü bilme ağacından yasak meyvenin yenişi, Cennetten kovuluş, Habil ve Kabil, Nuh ve Gemisi, Tufan, İbrahim, Sodom ve Gomorra ve İshak'ın kurban edilişi ile sonlanıyor. Tamamlanmamış bir ikonografi olsa da film yarım kalmış hissiyatı bırakmıyor. The Bible: In the Beginning, 3 saate yakın süresini biraz hoyratça kullanıyor. Huston'ın tercih ettiği ağır anlatım anlaşılabilir fakat bazı bölümler daha hızlı geçiştirilebilseymiş elde edilen sonuç da bir o kadar iyi olacakmış. Örneğin Nuh Tufanı sonrasında gelen 'Babil Kulesi' bölümü topu topu 5-6 dakika sürüyor ve bana kalırsa filmin en başarılı kısmı. Ki bu hikaye uzun metraj bir filme de konu olmadığından üzerinde biraz daha durulması gerekiyor aslında. Dillerin kökeni üzerine bilinen en eski öykü olan Babil Kulesi efsanesinin sinema tarihi içinde görebileceğimiz tek örneği olması zaten The Bible: In the Beginning'i değerli kılıyor. İnsanlık tarihinin en meşhur hikayelerinin ('hikaye' yanlış anlaşılmasın) anlatıldığı film birçok unutulmaz an barındırıyor (Adem'in yaratılışı ilk sıraya koyulabilir) ve kusurlarına rağmen görülmeyi hak ediyor. Dönemin önemli oyuncuları Richard Harris, Peter O'Toole, Ava Gardner ve Nuh rolünde yönetmenimiz John Huston tatmin edici performanslar sergiliyorlar.

Son söz: Düşük Imdb puanına aldanmayın diyerek, özellikle türün meraklılarına öneriyorum. 7\10