Sidney Lumet filmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sidney Lumet filmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2015

Bir Zamanlar Sinema öneriyor - #32 Fail Safe


Hollywood’da zaman zaman aynı yıl içerisinde birbirine ikizi kadar benzeyen filmler çekilir. Bu ikizleşmeye vereceğimiz en iyi örnek belki de 1964’te birkaç ay arayla vizyona giren edebiyat uyarlamaları Dr. Strangelove ve Fail Safe’dir. Ve maalesef Sidney Lumet’in insanın kanını donduran klasiği Kubrick’in başyapıtının gölgesinde kalmıştır.

Fail Safe’de mekanik bir hata sonucu nükleer bomba yüklü bir Amerikan filosunun Moskova’yı bombalama emriyle harekete geçmesi ve hedefine kitlenen filoyu geri çevirme çabaları işleniyor. Soğuk Savaş paranoyasının zirve yaptığı yıllarda bilhassa Amerikan halkının korkularını körükleyen Fail Safe, hikayesiyle size ne kadar çılgınca gelirse gelsin, meselesini ciddiyetle ele alışıyla iç acıtıcı bir gerçekliğe sahip. Lumet, hikayesini tüm çıplaklığıyla anlatmayı tercih ediyor ve gerilimi iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor. Kubrick, aynı paranoyadan beslenen Dr. Strangelove’ı kara mizaha yaslanarak çekmiş ve eşi benzeri olmayan bir iş ortaya koymuştu. Film bir kıyamet senaryosunu beyazperdeye taşımasına karşın kara mizah tercihiyle seyirci üzerinde Fail Safe’in acıtıcı etkisini hissettirmemişti.

İnsan faktörünü devre dışı bırakıp, tüm sorumluluğu makineler üzerine atabilir miyiz sorusunu dile getiren Fail Safe, bunun mümkün olamayacağının altını çiziyor. Sanırım filmin en can alıcı noktası Amerikan başkanının finalde verdiği kararı açıkladığı andır. Bu öyle bir karar ki, insanoğlunun çaresiz kaldığında ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor. Asker ve pilotların savaş psikolojisinin kusursuz bir biçimde verildiği filmde iki başkan arasındaki telefon trafiği doyumsuz bir seyir sunuyor. Başkanlar ve iki ülke arasındaki güven sorunu da ustalıkla işleniyor diyebiliriz. Soğuk Savaş yıllarına dönüp baktığımızda nükleer silahlanma yarışının dünyamızın nihai sonunu getirebileceğini biliyoruz. O yüzden Fail Safe gibi filmler, ne kadar çılgın fikirlere sahip olsalar da yakın tarihimizden ve mevcut gerçeklikten güç alıyorlar.

Eugune Burdick ve Harvey Wheeler’ın birlikte yazdıkları Fail Safe’in bir de İngiliz sinemacı Stephen Fears imzalı bir Tv filmi uyarlaması var. Başarılı bir uyarlama olsa da tercihinizi Sidney Lumet’in başyapıtından yana kullanmanızı tavsiye ediyorum.

11 Ağustos 2014

Bir Zamanlar Sinema öneriyor #3 - Equus


Klasik sinemanın büyük ustalarından Sidney Lumet’in gölgede kalmış filmlerinden Equus, Peter Shaffer’ın oyunundan sinemaya uyarlanan ve sinemada da iz bırakmıyı başaran bir eser. 17 yaşında bir gencin 6 atı kör etmesi üzerine, psikiyatr Martin Dysart’ın bu enteresan olayı araştırması ve aydınlatma çabasına odaklanan film, son bölüme kadar gizemini korumayı başarıyor ve ilginç bir noktaya ulaşıyor. Çocuğun atları keskin bir cisimle kör etmesi ve onu bu duruma getiren yaşanmışlıkları kadar doktor Dysart’ı içine çektiği içsel sorgulama da büyük önem taşıyor. Equus; normal ya da anormal olan nedir, acılarla dolu ama tutkulu bir hayat mı, yoksa hayatın monotonluğundan kopamadan, büyük bir şeyin parçası olamadan yaşamak mı daha iyidir gibi sorular soruyor. Cevapları ise seyircilere bırakıyor. Kendi maneviyatına kendi acısı ile ulaşan, kendi tanrısını yaratan ve ibadetini yaşamının özü yapabilen Alan, doktorun hayatı boyunca yaşadığı şüphe kıvılcımlarından bir yangın çıkarmayı başarıyor. Doktor ve hasta ilişkisini iki taraflı ele alan, hatta hastadan çok doktorun dönüşümüne odaklanmasıyla önemi artan bir film bu. Dini göndermeleriyle, benzersiz ve özel hikayesiyle, müthiş performanslarıyla akılda kalan Equus; insanoğlunun en karanlık köşelerine bakış atıyor, insanın anlaşılmaz doğasını tutkuları aracılığıyla irdelemeyi deniyor. Lumet’in tam bir hakimiyetle kotardığı film saklı başyapıtlardan… 9.6\10