Kötü Ruh eleştirisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kötü Ruh eleştirisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2015

Orijinali ile yeniden yapımı arasında: Poltergeist


70 ve 80'li yılların korku filmleri birbirinden farklıdır. 70'li yılların şiddetle örülü sert korkuları 80'lerle birlikte yerini daha kanlı ama daha hafif filmlere ve bu filmlerin serilerine bıraktı. Bunlardan biri de Poltergeist'ti. Evlerinin bir mezarlık üzerine kurulu olduğunu bilmeyen Freeling ailesinin bilmedikleri bir düşmanla mücadelesini işleyen kült filmin yönetmeni daha çok The Texas Chainsaw Massacre'la tanınan Tobe Hooper'dı. Karıncalı gösteren bir televizyonun görüntüsüyle açılan filmimiz devamında da kötülüğü televizyon aracılığıyla aileye musallat ederek bir popüler kültür eleştirisine mi soyunuyordu acaba? Belki.. Peki, Poltergeist bir 'Perili ev' filmi mi? Bu soruya evet denilebilir fakat konuya yaklaşımının farklı olduğunu belirtmek şartıyla. Aileye musallat olan kötü ruhlar veya hayaletlerle film farklı bir boyuta açılıyor. Bu da onu muadillerinden ayırmakla kalmıyor öncü bir rol üstlenmesini sağlıyordu. (Devamında televizyonu bir korku nesnesi olarak kullanan örnekler türedi) Burada korkudan fanteziye kayan bir yapıdan söz edebiliriz. Poltergeist'i öne çıkaran asıl unsur dönemi için çok başarılı olan görsel efektleriydi. İkinci yarısı çığlıklar eşliğinde devam eden gürültülü bir korku filmiydi Poltergeist, Steven Spielberg'in senaristlerden biri ve filmin yapımcısı olduğunu ekleyelim. 80'lerin korkularını seviyorsanız ve hala görmediyseniz öncelikle orijinal filmi izlemenizi öneririm.

Yeniden çevrim nasıl olacak?

İlk film, ailemizin sıradan bir gününün sabahında açık kalan ve karıncalı gösteren bir televizyonun görüntüsüyle açılıyordu. Yeni filmde çok daha klasik bir açılış tercih edilmiş. Yeni evlerine taşınan bir ailemiz var. Çok geçmeden ailenin küçük kızı (televizyonun içine çekilmek suretiyle) ortadan kaybolacak. Steve-Diana çiftimiz, kendilerini paranormal olayları araştıran bir ekipten yardım isterken bulacak. Bugün Insidious filmleri ve The Conjuring gibi James Wan korkularıyla yeniden popüler olan hikaye örgüsü varlığını orijinal Poltergeist'e borçludur. Dönemi ve tür açısından bu kadar önemli bir korku filminin yeniden yapımı evet oldukça fiyakalı görünüyor ama ilk filmin üzerine koyabileceği pek bir şey yok. Bunu kabul etmek lazım. Poltergeist'in görsel efektleri döneminin ilerisindeydi. Bugün dahi izlendiğinde hakkı teslim edersiniz. Yeniden yapım görsel olarak ilkinin üzerinde evet ama o samimiyetten eser yok. 80'ler havası da cabası... Fragmanı incelediğimizde ufak detaylar dışında aslına sadık bir yeniden çevrimle karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. 2015 model Poltergeist'in fragmanında dikkatimi çeken en önemli ayrıntı oyuncak palyaço oldu. Filmde nasıl bir işlevi olduğunu kestirmek güç. Palyaço'nun son dönemin lanetli oyuncaklı, kuklalı korkularından etkilenilerek filme adapte edildiğini düşünüyorum. Daha önce Monster House ve City of Ember gibi ortalama işlere imza atan Gil Kenan'ın yönettiği Poltergeist'in seyircisini çok da üzecek bir korku filmi olmayacağını tahmin ediyorum.

26 Mart 2014

Kısa kısa... Evil Dead (2013)


Teen slasher alt türünü doğa üstüyle harmanlayan The Exorcist’ta şeytanın bir genç kıza musallat olma durumunu farklı biçimde uygulayan Sam Raimi’nin kült mertebesine erişen 1981 yapımı ilk uzun metrajı The Evil Dead, orijinal filmin yıldızı Bruce Campell’ın yapımcılığında yeniden karşımızda. Bu kült filme güncel bir yorum getirme amacıyla yola çıkan Fede Alvarez, ilk iş olarak Raimi’nin parodi düşüncesini ve orijinal filmin mizahi yapısını çöpe atarak girişmiş filme. En büyük hatayı da burada yapmış Alvarez çünkü The Evil Dead’i kült yapan Raimi’nin kendini ciddiye almayan tavrıydı. Kafasında belli ki 2000’li yılların bol kanlı ve oldukça sert olan korku filmlerinin yeni bir örneğini çekmek var yönetmenimizin. Hikayede yapılan kimi değişiklikler ve yeni karakterler başta bir artı olarak görünse de film ilerledikçe 2013 model Evil Dead’in bir grup genç tatilini geçirmek için ıssız bir bölgeye gider biçiminde hayat bulan klişe korku filmlerinden hiçbir farkı olmadığını anlıyoruz. Alvarez elektrikli testere, ormanın tecavüzü gibi ilk filmin unutulmaz detaylarını kullanarak Raimi’nin filmine saygı duruşunda bulunuyor. Kan gölüne çevirdiği finali ve filmin genel olarak atmosferi iyi olsa da vasatın üzerine çıkarmaya yetecek detaylar değil Evil Dead’i. Son olarak Alvarez’in yenilik getirme adınaı kötü ruhu Fallen’da olduğu gibi bedenden bedene transfer etmesi ve olay akışını bunun üzerine kurması Evil Dead’in kimyasını bozan (mizahın sıfırlanmasıyla beraber) en önemli detay diye düşünüyorum. 5\10