yeniden çevrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeniden çevrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2014

Kısa kısa... Evil Dead (2013)


Teen slasher alt türünü doğa üstüyle harmanlayan The Exorcist’ta şeytanın bir genç kıza musallat olma durumunu farklı biçimde uygulayan Sam Raimi’nin kült mertebesine erişen 1981 yapımı ilk uzun metrajı The Evil Dead, orijinal filmin yıldızı Bruce Campell’ın yapımcılığında yeniden karşımızda. Bu kült filme güncel bir yorum getirme amacıyla yola çıkan Fede Alvarez, ilk iş olarak Raimi’nin parodi düşüncesini ve orijinal filmin mizahi yapısını çöpe atarak girişmiş filme. En büyük hatayı da burada yapmış Alvarez çünkü The Evil Dead’i kült yapan Raimi’nin kendini ciddiye almayan tavrıydı. Kafasında belli ki 2000’li yılların bol kanlı ve oldukça sert olan korku filmlerinin yeni bir örneğini çekmek var yönetmenimizin. Hikayede yapılan kimi değişiklikler ve yeni karakterler başta bir artı olarak görünse de film ilerledikçe 2013 model Evil Dead’in bir grup genç tatilini geçirmek için ıssız bir bölgeye gider biçiminde hayat bulan klişe korku filmlerinden hiçbir farkı olmadığını anlıyoruz. Alvarez elektrikli testere, ormanın tecavüzü gibi ilk filmin unutulmaz detaylarını kullanarak Raimi’nin filmine saygı duruşunda bulunuyor. Kan gölüne çevirdiği finali ve filmin genel olarak atmosferi iyi olsa da vasatın üzerine çıkarmaya yetecek detaylar değil Evil Dead’i. Son olarak Alvarez’in yenilik getirme adınaı kötü ruhu Fallen’da olduğu gibi bedenden bedene transfer etmesi ve olay akışını bunun üzerine kurması Evil Dead’in kimyasını bozan (mizahın sıfırlanmasıyla beraber) en önemli detay diye düşünüyorum. 5\10

24 Haziran 2012

Fright Night

Korku sineması adına çok da önemsenecek işlerin ortaya konmadığı bir yılda, 2011'de, türün vasat üstü sayılabilecek örnekleri de ilgiyle izlenebiliyor. Yönetmenliğini Craig Gillespie'nin yaptığı Fright Night (Korku Gecesi), 1985 tarihli aynı adlı komedi soslu Vampir filminin yeniden çevrimi. Fright Night'da Colin Farrell ve Toni Collette gibi tanıdık yüzlerin yanı sıra genç isimlerden kurulu bir kadro var.

Lise son sınıfta okuyan Charlie okulda popüler bir öğrencidir. Seksi kız arkadaşı sebebiyle okulun tüm erkekleri ona imrenmektedir. En yakın arkadaşı Ed'in etraflarında vampirlerin olduğu düşüncesine inanmayan Charlie, yeni komşuları Jerry ile tanıştıktan bir süre sonra onun vampir olduğunu keşfedecek ve bu beladan kurtulmak için amansız bir mücadeleye girişecektir.

Korku sinemasının vazgeçemediği Vampir alt türü son yıllarda; Let the Right One In ve Thirst gibi kalburüstü örneklerle farklı bir yöne saptı. Yenilikçi ve korkudan ziyade dramatik yapılarıyla öne çıkan bu filmler Vampir mitolojisine bakış açısıyla takdir topladı. Vampir klişelerini ters yüz eden bu iki filmden birinin Avrupa'dan diğerinin de Uzak doğudan gelmesi sürpriz değil. Hollywood da Twilight serisi ile bu değişime katkı yaptı. Eleştirel anlamda dikkate alınmayacak olsa da Twilight, yeni neslin Vampirlere olan ilgisini artırdı şüphesiz. Fright Night ise klasik bir Vampir filmi olmanın ötesine geçemeyen, türe herhangi bir yenilik getirmeyen ve dolayısıyla da çabuk unutulacak bir korku denemesi diyebiliriz. Filmin bir kaç artısı var. Örneğin klişeleşmiş Vampir özelliklerinden bazılarını olduğu gibi hikayeye yedirirken (kalbe kazık saplama, gün ışığına çıkamama gibi) bir kısmına da yüz çeviriyor. Haç,  Vampirler üzerinde etkisiz bir öğe olarak karşımıza çıkıyor. Filmde baş Vampir Jerry, hayatını sürdürebilmek için kanla besleniyor ama bira içmesi ve elma tutkusu alışık olmadığımız Vampir davranışları. Çelimsiz ve ürkek talebe Charlie'nin bir Vampir avcısına dönüşmesi, okulda kaybolan gençlerin soruşturulmaması gibi geçiştirilen veya üzerine kafa yorulmamış izlenimi veren ayrıntılar canınızı sıkabilir. Bir yeniden çevrim olarak baktığımızda, orijinal hikayede ufak tefek değişikler yapıldığını ve en önemlisi ilk filmin korku-komedi anlayışının tercih edilmediğini görüyoruz. Vampir görseli ve filmin genel olarak görsellikte başarılı olduğunu belirtmekle beraber düşük beklentiyle izlenilmesini öneriyorum.
Son söz: Fright Night, Colin Farrell'ın Vampir performansıyla hatırlanacak bir korku filmi. 5.6\10

11 Nisan 2012

2000'li Yılların Uzak Durulması Gereken 10 Hollywood filmi


Bugüne dek hep en iyiler listesi yaptım ve itiraf etmeliyim ki hiçbirini yazmak bu kadar keyifli olmamıştı. Son dönemin kötülerini seçerken B tipi filmleri değerlendirme dışında tutmaya çalıştım (yine de listede bir iki tane var) çünkü B Tipi filmlerden kolay kolay iyi film çıkmaz. Başta Türk filmlerini de almayı düşündüm ama işin içinden çıkamadım. Listedeki filmlerin bazıları ya yönetmeni ya oyuncularıyla ya da popülaritesiyle vizyona girdiğinde büyük beklenti yaratmış ancak yaşattığı hüsran da o denli büyük olmuş filmlerdir. Buradaki 10 filmden çok daha fazlası var elbette ben sadece bir seçki sunuyorum.

1- Disaster Movie (2008)
Gerçek bir parodisever olarak diyorum ki bu filmden uzak durun! Disaster Movie, aklı sıra felaket filmlerinin ve çizgi roman uyarlamalarının parodisini yapmaya yelteniyor. Seyircinin zekasını hiçe sayan, komik olmaktan ziyade gülünç, acınası bir komedi filmi bu.
2- Piranha 3D (2010)
Alexandre Aja, ilk filmi High Tension ile korku sineması adına zirveyi görmüştü. Bir yeniden çevrim olan Piranha ile de uçurumun dibini görmüş. Piranha'lardan nefret etmek için iyi bir sebep arıyorsanız buyrun ancak dikkatli olun film sizi sinemadan soğutabilir
3- The Hitcher (2007)
1986 yapımı kült korku filmi The Hitcher'ın (Otostopçu) yeniden çevrimi o kadar kötü ki filmi tarif edebilecek söz bulamıyorum. Hani derinliği olmayan, sığ karakterler için 'karton karakter' deriz ya! Otostopçu'nunkiler karton bile değil. Yeniden çevrimler hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Olur da bir yerde rastlarsanız hiç düşünmeden kaçın!
4- Catwoman (2004)
Merkezinde Kedi Kadın'ın olduğu bir film yapma fikri kulağa hoş gelse de ortaya çıkan şey oldukça 'bayağı'. Halle Berry ve Sharon Stone'ın her filmini izlerim diyorsanız buyrun ama sizi mantık hatalarıyla dolu, yaratıcılıktan nasibini almamış, boş ve nahoş bir film bekliyor söyleyeyim. Çizgi roman uyarlamaları hiç bu kadar itici olmamıştı.
5- Battlefield Earth (2000)
John Travolta'nın başrolünde yer aldığı büyük bütçeli bir bilim kurgu denemesi. Ben yorum yapmayacağım zira Amerikalı ünlü sinema yazarı Roger Ebert'ın yorumu söze hacet bırakmıyor. "Battlefield Earth, uzun zamandır yıkanmamış birisiyle yan yana uzun bir otobüs yolculuğu yapmak gibi. Sadece kötü değil, aynı zamanda saldırgan bir tavırla zevksiz"
6- Duplicity (2009)
Berbat bir senaryo, felaket bir anlatım. Julia Robert ve Clive Owen gibi starların varlığına aldanmayın. İlk yarım saatine dayanabilirseniz size artık karada ölüm yok! Kabul ediyorum ilginç bir harakiri denemesi olabilir :)
7- Gigli (2003)
'A Scent of A Woman'ın yönetmeni Martin Brest'ten bir intihar girişimi. Başrollerini o dönem birlikte olan Ben Affleck ve Jennifer Lopez'in paylaştığı bir suç komedisi. Eleştirmenlerce yerden yere vuruldu. Haksız da değiller. Fazla söze gerek yok Imdb puanı filmi ele veriyor 2.4\10
8- John Rambo (2008)
Slyvester Stallone'yi Stallone yapan Rocky ve Rambo serileriydi. 2000'li yıllarda iki seriyi de diriltmeye karar veren Stallone, Rocky ile ciddi bir başarı yakalarken John Rambo'da belki de kariyerinin en kötü işini çıkardı. Bir hikaye örgüsünden bahsetmek zor. Kısacası Rambo, küçük bir ordunun hakkından geliyor. Bilgisayar oyunu olsa bu kadar olurdu. Şimdi derin bir nefes alın. Aldınız mı? Filmin Imdb puanı 7.2
9- Southland Tales (2006)
Richard Kelly, ilk filmi Donnie Darko ile ağzımıza bir parmak bal çalmıştı. İkinci filmi Southland Tales ile de ağzımıza acıbiber sürüyor. Bir bilim kurgu olan film tam bir saçmalıklar komedyası. Dağınık bir anlatım, karton karakterler, nereye varmaya çalıştığı belirsiz bir öykü vs...
10- Babylon A.D (2008)
Listenin en iyisi. Daha doğrusu kötünün iyisi. Berbat bir kurgu, inandırıcılıktan uzak bir hikaye ve heyecan fukarası bir bilim kurgu denemesi. 1.5 saatinize yazık! Vallahi yazık!