Komplo Teorileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Komplo Teorileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2012

1990'dan bugüne Oscar'da yanlış kararlar (aktör-aktris)

Bir önceki dosyada Oscar tarihindeki en yanlış 10 kararı skandal olarak değerlendirip kaleme almıştım. Buradan ulaşabilirsiniz. O dosyanın eksiği oyuncu ve oyunculukların olmamasıydı. Yakın dönemde çok fazla yanlış karar olduğundan tüm Oscar tarihinde gezinmeyip net olarak hatırladığımız törenlere bakış attım. Ve yine komplo teorilerimle biraz olsun tat katmayı denedim.  Bu hoş fikir için Oylum Yüksel'e teşekkürler :)


2008 - En iyi erkek oyuncu
Kim aldı: Milk ile Sean Penn
Kim almalıydı: The Wrestler ile Mickey Rourke
Neden?: 80'lerde parlayıp 90'larda sönen star Mickey Rourke'un efsanevi dönüşü Oscar ile taçlandırılmalıydı. Altın Küre'yi alan Rourke gecenin favorisiydi. Sean Penn'in adının açıklanması bir çok sinemasever üzerinde soğuk duş etkisi bıraktı. İyi bir oyundu şüphesiz ancak Rourke'un karşısında duracak kadar değil.
Komplo Teorisi 1: Oscar Ödüllerinde artık sürpriz olmuyor eleştirileri akademi üyelerini harekete geçirmiş ve ödülü alacağına kesin gözüyle bakılan Mickey Rourke yerine Sean Penn tercih edilmiş.
Komplo Teorisi 2: Mickey Rourke'nin ödül töreninde giydi beyaz ceket asıl sorumlu olabilir pekala
Komplo Teorisi 3: Sean Penn'in ödülü alırken Mickey Rourk'a "kardeşim" demesi tahminlerimizin de ötesinde bir şikenin varlığına işaret.


2000 - En iyi kadın oyuncu
Kim aldı: Erin Brockovich ile Julia Roberts
Kim almalıydı: Requiem For A Dream ile Ellen Burstyn
Neden?: Erin Brockovich'deki oyunu Julia Roberts'ın en iyi performansı olabilir (filmi ve performansı çok başarılı buluyorum) fakat karşısında öyle bir performans var ki.. Ellen Burstyn'in oyunu tüm sinema tarihindeki kadın performanslarına baktığımızda rahatlıkla ilk 10'a girer. Bu karar karşısında skandal kelimesi çocuksu kalıyor.
Komplo Teorisi: Tören yaklaşırken 3 akademi üyesi okey oynamak için bir araya gelir. Dördüncü arayışlarına giriştiklerinde Ellen Burstyn imdatlarına yetişir. Oyunu Burstyn kazanır ve kazandım! kazandım! nidaları sokaktan duyulur. Fısıltı gazetesi olayı "Burstyn oscarı kazandığını iddia ediyor" diye yayınca bu haber kulislerde bomba etkisi yaratır. Yüzyılın performansı da güme gider.


2002 - En iyi erkek oyuncu
Kim aldı: The Pianist ile Adrian Brody
Kim almalıydı: Gangs of New York ile Daniel Day-Lewis
Neden?: Adrian Brody'nin The Pianist'deki iz bırakan oyunu unutulacak gibi değil ve hala kariyerinin doruk noktası olarak duruyor. Yine adaylardan Jack Nicholson'ın About Schmidt'deki müthiş performansını Brody ile eş değer görüyorum ancak Gangs of New York'ta Daniel Day-Lewis'den gözlerimizi alamadık. Tüm filmi sırtlayan, rolünü yaşayan Lewis'in değil de Brody'nin seçilmesi The Pianist'in daha dramatik olmasına ve akademi üyelerinin duygularıyla hareket etmesine bağlıyorum.
Komplo Teorisi: Akademinin Martin Scorsese ve filmlerine mesafeli durduğu biliyoruz. İyi de Daniel Day-Lewis'den ne istediniz beyler! Kurunun yanında yaş da yanmak zorunda mıydı?


1994 - En iyi yardımcı kadın oyuncu
Kim aldı: Bullets Over Brodway ile Dianne West
Kim almalıydı: Pulp Fiction ile Uma Thurman
Neden?: Bullets Over Brodway'i izlemiş biri olarak Dianne West'in hiç de akılda kalıcı bir performans göstermediğini ve ödülü almasının büyük yanlış olduğunu düşünüyorum. Öte yandan Uma Thurman, Mia karakteriyle tüm sinemaseverlerin gönlünü fethetmedi mi?
Komplo Teorisi 1: Uma Thurman'ın agnostik olması akademi üyelerini bir hayli rahatsız etmiş
Komplo Teorisi 2: O yıl ödülleri sunan oyuncunun Uma Törmın'a Uma Turman (okunuşları) demesi ve akademi üyelerinin bu konudaki takıntısı. Turman denmesine katlanamamaları.


2001- En iyi erkek oyuncu
Kim aldı: Training Day ile Denzel Washington
Kim almalıydı: A Beautiful Mind ile Russel Crowe
Neden?: Washington'ın Training Day'deki kötü polis yorumu takdir edilecek cinstendi kabul ancak rakiplerine baktığımızda Russel Crowe'un şizofren matematikçi John Nash performansının çok daha başarılı olduğu gün gibi ortada. Sean Penn de I'am Sam'de otistik baba rolünde oscarlık bir iş ortaya koymuştu. İki performans da tam akademinin ağzına layıktı. Hay ağzınıza..! :D
Komplo Teorisi: Teoriye lüzum yok! Akademi açıkça o yıl iki siyahi oyuncuyu (diğeri Halle Barry) ödüllendirerek taraflı davrandığını gösterdi. Günah çıkartacaksanız kiliseler ne güne duruyor beyler!


2000 - En iyi erkek oyuncu
Kim aldı: Gladyatör ile Russel Crowe
Kim almalıydı: Cast Away ile Tom Hanks
Neden?: Russel Crowe'a itirazımız olmamasına karşın Tom Hanks ellerini açmış beklerken hiç olmadı bu. "Tek başına filmi götürdü" yorumu sanki Hanks'in bu performansı için söylenmiş. Hanks'in gerek fiziksel değişimi gerekse de karakterinin geçirdiği ruhsal değişimle inandırıcı olabilmesi ödülü hak etmesindeki en büyük etken.
Komplo Teorisi: Tom Hanks'in ödül törenine filmdeki dostu!, üzerine yüz çizdiği voleybol topu Wilson ile katılmak istemesi ve ısrarcı olması akademi üyelerinin sabrını taşırmış.


2002 En iyi yardımcı kadın oyuncu
Kim aldı: Chicago ile Catherina Zeta Jones
Kim almalıydı: Adaptation ile Meryl Streep veya The Hours ile Julian Moore
Neden?: Genel olarak bu üç ismin yeteneklerini karşılaştırdığımızda ve Chicago, The Hours ve Adaptation'daki performanslarına baktığımızda en zayıf halkanın Catherina Zeta Jones olduğu açıkça görülüyor.
Komplo Teorisi: Catherina Zeta Jones'un film boyunca süren bacak ve kalça şovu akademi üyelerinin aklını başından almış ve oyların yönü sapmış.


1993 - En iyi yardımcı erkek oyuncu
Kim aldı: The Fugutive ile Tommy Lee Jones
Kim almalıydı: What's Eating Gilbert Grape ile Leonardo Di Caprio
Neden?: O yıl Toomy Lee Jones her zaman gösterdiği performanslarından birini sergilemişti (en iyilerinden değildi yalnız) Çaylak Di Caprio ise otistik bir ergene son derece ölçülü bir şekilde hayat vermişti. Hatta bugüne kadarki en başarılı performansı olduğunu bile söyleyebiliriz. O oscarı almalıydı.
Komplo Teorisi: Elimizdeki tüm komplo teorileri tükendi. Müsaade edin de depoya bir bakalım :))

18 Temmuz 2012

Oscar Tarihinde 10 Skandal Karar


1929'da dağıtılmaya başlanan Oscar ödülleri son yıllarda heyecanını yitirdi. İlgiyi artırmak amacıyla en iyi film kategorisinde 5 yerine 9-10 film aday gösterilmeye başlandı. Ödüllerin kime gideceğinin bir kaçı dışında tahmin edilebiliyor oluşu ve akademinin belli kalıpların dışına çıkmayı inatla reddetmesi biz sinemaseverlerin şevkini ve heyecanını kırıyor. Verilen ödüllerin kendi beğenilerimize ve kriterlerimize uymasını istiyor ve öyle de umuyoruz. Sinema Tarihinde vizyona girdiğinde olmasa da zamanla damgasını vurmuş bir çok klasik çağının ilerisini görebildiği halde akademi üyelerince görmezden gelinmiş ve pek çok kez Oscar'ların neye göre verildiği tartışma konusu olmuştur. Sonuç olarak Oscar almamış olması bir filmin değerini düşürmez diyor ve  Oscar tarihindeki en yanlış 10 kararı kendi süzgecimden geçirerek sunuyorum. Daha önce hiçbir yerde duymadığınız Komplo Teorilerim ile baş başa bırakıyorum sizi Not: Filmlerin Oscar'da yarıştıkları yılı değil vizyon tarihlerini not düştüm. Not 2: Bu dosyayı hazırlarken desteğini eksik etmeyen Twitter dostlarımdan @cinephile7'ye (Twitter hesabı) çok teşekkür ediyorum. Hemen hemen aynı filmler üzerinde hemfikir olmamız verdiğim kararların doğruluğu konusunda beni cesaretlendirdi.


1- 1968 - En iyi yönetmen Oscarı
Kim aldı: Oliver ile Carol Redd
Kim almalıydı: 2001: A Space Odyssey ile Stanley Kubrick
Neden?: Kendi penceremden baktığımda gelmiş geçmiş en büyük skandal budur. O günlerde bilim kurgu sinemasındaki vaziyeti düşünürsek akademi üyelerinin filmi fazla ciddiye almadıklarını varsayabiliriz. 2001: A Space Odyssey, anlaşılamamış olabilir bunu da anlarım ancak filmin anlaşılamamış olması yönetmenliğin ıskalanmasını açıklamıyor. Sözün özü Kubrick, yönetmenlik sanatını ulaşılması imkansız bir noktaya taşımış. Bu öyle bir yönetmenlik ki kelimeleri bir araya getirip anlatmakta zorlanıyorum.
Komplo Teorisi 1: Kubrick'in Tanrısal yönetmenliği tüm Olimpos Tanrılarını kıskandırmış, tepkilere sessiz kalamayan Zeus da Akademi üyelerinin gözünü kör etmiş.
Komplo Teorisi 2: Kubrick'in Ateist bakış açısı Tanrıların gazabına sebep olmuş ancak bir Yarı Tanrı olan Kubrick'e zarar veremeyeceklerini bildiklerinden ona gelen oyları değiştirmekle yetinmiş olabilirler.


2- 1979 - En iyi film Oscarı
Hangi film aldı: Kramer vs. Kramer
Hangi film almalıydı: Apocalypse Now
Neden?: Kramer vs. Kramer'e diyeceğim yok. Çok sevdiğim klasiklerden biridir ve akademinin de ağzına layık bir film olduğu aşikar. Coppola'nın Vietnam destanı Apocalypse Now ise her anlamda kusursuz bir film. En iyi film Oscar'ını açılış sekansıyla bile alır. Böyle filmler yapmak yürek ister, böyle filmlere ödül verebilmek de...
Komplo Teorisi: Filmin çekim aşamasında yaşanan aksilikleri, en iyi film Oscar'ını alamamasını ve daha sonra Coppola'nın iflasın eşiğine geldiğini düşünürsek, yönetmenimize kara muska yazıldığı çok açık.


3- 1941 - En iyi film Oscarı
Hangi film aldı: How Green Was Walley
Hangi film almalıydı: Citizen Kane
Neden?: Değil o yılın, tüm sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olduğu için
Komplo Teorisi: Orson Welles, radyoda çalışırken Dünyalar Savaşı öyküsünü radyo tiyatrosunda Amerikalıları inandıracak şekilde anlattığı efsane olmuş bir hikayeciktir artık. Bir uzaylı istilasıyla karşı karşıya kaldıklarını sananlar arasında akademi üyelerinin büyük bir çoğunluğu da yer alıyordu ve vakit intikam vaktiydi.


4- 1971 - En iyi film Oscarı
Hangi film aldı: The French Connection
Hangi film almalıydı: A Clockwork Orange
Neden?: Eğer The French Connection gibi sağlam bir polisiye en iyi film Oscar'ını alabiliyorsa A Clockwork Orange hayli hayli alır. Şiddet olgusunu hiç olmadığı kadar yoğun bir estetik duygusuyla anlatan Kubrick, sanatının doruklarında gezinmeyi sürdürüyor. Sansürle başı derde giren film akademi için fazla cesur geldi deniyor. Peki öyle olsun ama o koltukta oturuyorsan hakkını vereceksin kardeşim demezler mi adama?
Komplo Teorisi: Olay mahallinde bu kez Hades'in parmak izine rastlandı. O yılarda sinemaya merak salan Hades, konusu itibariyle ilgisini çeken Anthony Burgess'in romanını uyarlamak için harekete geçer. Ne var ki Kubrick elini çok çabuk tutmuştur. Olayın dedikodusu Akademi üyelerinin kulağına kadar gelir ve Hades'ten tırsmaları malum sonucu doğurur. Hades de  kendi versiyonunu tamamlayıp yer altı dünyasında vizyona sokar ve yer altı Oscar'larında 13 dalda Oscar kazanır.


5- Martin Scorsese'nin en iyi film veya yönetmen kategorisinde verilmeyen tüm Oscarları
Neden?: Yaşayan en büyük Amerikalı yönetmen olduğunu söyleyip en iyi yönetmen Oscar'ını vermemek iki yüzlülük değil mi? Taxi Driver, Raging Bull, Godfellas, Gans of New York, The Aviator vb.filmleriyle sayısız adaylık alıp eli boş çevrilen üstat kişisel olarak baktığımızda hakkı en çok yenen isim. Taxi Driver'ın yerine Rocky'nin, Raging Bull yerine Ordinary People'ın, Godfellas yerine Dances with Wolves'un ve Gangs of New York yerine de Chicago'nun tercih edilmesi birer skandal değil de nedir? 
Komplo Teorisi: Muhafazakarlık damarı tutan Akademi üyeleri rahip olmak yerine sinemayı seçen Martin Scorsese'ye yanlış yoldasın birader mesajı verip durdu. The Departed ile Scorsese'ye verilen yönetmen Oscarı, akademi üyelerinin bir tür günah çıkarma girişimi olarak adlandırılabilir. E Akademi üyelerinin bir gözünün toprağa baktığını düşünürsek hiç de haksız değiller. Öteki tarafta Scorsese'nin iki eli yakanızda olacak beyler!

6- 1998 - En iyi film
Hangi film aldı: Shakespeare In Love
Hangi film(ler) almalıydı: Saving Private Ryan - The Thin Red Line ikilisinden biri
Neden?: Diğer iki aday Elizabeth ve Life is Beautiful'u da düşündüğümüzde aralarında en zayıf film olan Shakespeare In Love'ın en iyi film seçilmesi kabul edilebilir cinsten bir karar değil. Spielberg ve Malick'in hikaye ve anlatım bakımından farklı kulvarlarda yer alan savaş filmleriyle ellerini ovuşturup beklemeleri haklarıdır. Normal şartlarda iki ustanın kıyasıya bir yarışa tutuşmaları ve hangisi kazanırsa kazansın Shakespeare In Love'ı tarihin derinliklerine gömmesi gerekirdi.
Komplo Teorisi 1: Akademi üyelerinin toptan bir depresyon geçirdikleri ve Shakespeare'den medet umduklarını varsayabiliriz.
Komplo Teorisi 2: Meğer Shakespeare'in torunları akademi içerisinde kök salmış


7- 1994 - En iyi film
Hangi film aldı: Forrest Gump
Hangi film almalıydı: Pulp Fiction
Neden?: Pulp fiction, The Shawshank Redemption ve Forrest Gump gibi 3 başyapıtın kıyasıya bir yarışa giriştiklerini düşünürsek tam bir skandal diyemeyiz belki ama 3 filmin de bıraktığı izi düşünürsek Forrest Gump'ı ancak 3. sıraya koyabiliriz. 90'lar sineması denince aklımıza ilk gelen film Pulp fiction'dır. Tarantino'nun filmin başı ve sonuyla hınzırca oynadığı alışılmadık kurgusu peşi sıra gelecek bir çok filmi etkilemiş ve yeni film modellerinin türemesine ön ayak olmuştur. Anlaşılan o ki Akademinin gözünde bu tip yenilikleri zerre kadar değeri yok. 
Komplo Teorisi: Pulp Fiction'da çantada ne vardı sorusu seyircileri olduğu gibi Akademi üyelerini de fazlasıyla meraklandırmış. Üyeler, Tarantino'ya gizlice gönderdikleri mektupta çantada ne olduğunun kendilerine açıklanmasını talep ediyor karşılığında da en iyi film Oscar'ını altın tepside sunuyordu. Üyelerin blöf yaptığını düşünen Tarantino, çantadaki sırrı açık ederse filmin büyüsünün kaçacağını düşünüyordu. Sonuç olarak taviz vermedi ve kaybetti.


8- 2001 - En iyi yönetmen
Kim aldı: A Beautiful Mind ile Ron Howard
Kim almalıydı: Mulholland Drive ile David Lynch
Neden?: En iyi yönetmen adayları arasında David Lynch varsa ve alamıyorsa bunun adı skandal değil de nedir? Mulholland Drive, David Lynch'in ana başyapıtı olmanın yanında 2000'li yılların da zirve noktası halen. Bu karar, akademinin yönetmenlikten pek de anlamadığının kanıtı.
Komplo Teorisi: Yaşlı akademi üyeleri şizofreni korkusuna yenik düşüp sağlıklı karar verememiş. Oylarını Lynch'ten yana kullanan üyelerden duyduğumuz kadarıyla oylama esnasında bir çok üyenin John Nash benim! John Nash benim! sayıklamaları duyulmuş. Spartaküs benim!, Kara Murat benim! :))


9- 1972 - En iyi yönetmen
Kim aldı: Cabaret ile Bob Fose
Kim almalıydı: The Godfather ile Francis Ford Coppola
Neden?: Coppola eğer 70'lerin babasıysa -ki öyle- bunu en çok The Godfather'a borçlu. The Godfather en iyi film Oscar'ını aldı. Akademinin genel eğilimi en iyi film ödülünü hangi filme verirse yönetmeni ve bazı teknik dalları da o filme vermek şeklinde vuku buluyor. Bob Fose'ın Cabaret'teki sıradan sayılabilecek yönetmenliğinin ödüllendirilmesi fazlasıyla tuhaf. Coppola'nın dengeli ve filmin bazı bölümlerinde efsaneleşen yönetmenliği o yıl o ödülü ondan başkasının alamayacağının kanıtıdır.
Komplo Teorisi: 70 ve 80'li yıllar Hollywood'da sakallılar dönemidir. (Steven Spielberg, Brain De Palma, Martin Scorsese, Francis Ford Coppola, George Lucas vb.) Durumdan rahatsızlık duymaya başlayan Akademi üyeleri, Coppola'ya ödül törenine damat tıraşı olarak gelmesini tembihlemiş. Coppola'nın cevabı unutulacak gibi değil: "Benim sakalım, benim kararım!" Akademinin cevabı da aynı şekilde oldu: " Bizim Oscar'ımız, bizim kararımız!"


10- 2001 - Özgün Senaryo ve Kurgu Oscarları
Hangi film aldı (kurgu): Black Hawn Dawn
Hangi film aldı (özgün senaryo): Gosford Park
Hangi film almalıydı: İki ödül de Memento'ya gitmeliydi.
Neden?: Memento'nun sondan başa doğru kurgulanıp tutarlı olmayı başarması pekala yeterli bir sebep ancak öyle  hafife alınacak veya geçiştirilebilecek bir kurgu değil bu. Christopher Nolan, ne anlattığıma değil nasıl anlattığıma bakın dese de kardeşiyle birlikte kaleme aldıkları senaryo oldukça yaratıcıydı. Hatta o yılın en takdir edilesi senaryosu olduğunu söyleyebiliriz. Memento'nun ödülü alamamasından çok Gosford Park'ın özgün senaryo Oscar'ını kucaklamasıdır asıl skandal.
Komplo Teorisi: Nolan daha çocuk! Cin olmadan adam çarpmaya kalkmasın düşüncesi ve Robert Altman'ın bir ayağının çukurda olması.