1920’li yılların Amerika’sına, müfredatın ve kanunların dışına çıkarak derste Evrim Teorisini anlatan bir öğretmenin tutuklanması ve ardından mahkeme sürecini odağına alan Inherit te Wind, 1925 yılında Tennesse’de yaşanmış ve kamuoyunda “Maymun Davası” olarak bilinen gerçek bir olayı beyazperdeye taşıyor. Dönemin en iyi avukatlarının savunma ve iddia makamı olarak karşı karşıya geldiği dava, kısa sürede toplumsal bir olaya dönüşür. Avukatların karşıt görüşte olmalarıyla Evrim Teorisi ve Yaratılış tartışmaları hararetli bir biçimde mahkeme salonunda yankı bulur. Mesele kanunların çiğnenmesi ve dini değerlerin hiçe sayılması değildir, mesele düşünme hakkının yargılanmasıdır. Klasik sinemanın usta isimlerinden Stanley Kremer’in filmi de buna vurgu yapar. Esprileri, kelime oyunları, söz düelloları ve devleşen performanslarla birleşince tüm zamanların en iyi mahkeme filmi olmakta zorlanmamış bir filmdir Inherit the Wind. Özellikle de savunmanın iddia makamını sanık sandalyesine oturttuğu sahne akıllardan çıkacak gibi değildir. Olayın gerçekten yaşandığını bilmek ise bu etkiyi kat kat artırır. 60’lı yılların saklı hazinelerinden, kaçırmayın!
Mahkeme filmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mahkeme filmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ağustos 2014
14 Mayıs 2012
Bir Zamanlar Sinema öneriyor - Hart's War
Primal Fear, Fallen ve Frequency gibi başarılı tür filmlerinin yönetmeni Gregory Hoblit'in adı hiçbir zaman büyük yönetmenler arasında anılmayacak belki ama o ilgiye değer filmler çekmeye devam ediyor. Hoblit'in 2002 yapımı savaş draması Hart's War'ın (Şeref ve Cesaret) başrollerinde Bruce Willis ve Colin Farrell var.
Amerikalı Albay McNamara II. Dünya Savaşı'nın son döneminde Almanlara esir düşer. Esir düştüğü Nazi kampının en yüksek rütbeli subayı olduğu için kendi askerlerini komuta eder. Albay sessizce bir kaçış planı hazırlamaktadır. Kampta işlenen bir cinayet ona planını uygulama fırsatı verir. Alman Subaylar askeri mahkeme ile meşgulken o ve bir grup subay yakınlardaki Alman cephaneliğini havaya uçurmak için harekete geçer.
Hart's War, savaş filmlerinin alt türüne dahil edebileceğimiz bir 'Toplama Kampı' filmi ancak klasik bir örnek değil. Filmi ve hikayeyi farklı kılan detay Hart's War'ın aynı zamanda bir 'Mahkeme' filmi olması. Hikaye iki koldan ilerliyor ama karşımızda dağınık bir film yok. Özellikle ikinci yarısında gerilimin de kendini hissettirmesiyle seyir keyfi artıyor. Irkçılık, cesaret, fedakarlık ve onur gibi kavramların altı çiziliyor. Hart's War bir Amerikan filmi ve dolayısıyla Amerikan askerinin yüceltilmesi durumu burda da var fakat rahatsız edici boyutlarda değil. Filmin birinci sınıf görselliğini -ki en çok bu yönüyle takdir topladı- ve II. Dünya Savaşı atmosferini kurmadaki başarısını es geçmemek gerekir.
Son söz: Savaş filmlerini seviyorsanız ve büyük bir beklenti içine girmeden izlerseniz hoş bir 2 saat geçireceğinizi söyleyebilirim. 7\10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
