Sinemaya veda filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinemaya veda filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2015

En iyi 20 'ilk' film


En İyi 10 Veda Filmi listemin ardından sinema dergileri ve internet sitelerinde birçok kez yapılmış ama benim kendi listemi oluşturmadığım sinema tarihinin en iyi ilk filmleri seçkimi paylaşmak istedim. Listeye geçmeden önce ilk filmlerden bahsedelim biraz.

Bir yönetmenin ilk uzun metraj çalışması kendisi için tüm sanat yaşamı boyunca özel olarak kalacaktır. İlk film, bir yönetmenin seyirciyle ilk buluşması yani ilk heyecan anlamına geliyor. Kötü bir başlangıcın kariyerini başlamadan bitirebileceği endişesi bir yana, başta yapımcı olmak üzere oyuncular ve set çalışanlarına karşı sorumluluk hisseden tecrübesiz bir yönetmenin kontrolünü kaybetmemesi de gerekiyor. Geçmişe dönüp baktığımızda birbirinden ilginç ilk filmler olduğunu görüyoruz. Citizen Kane’i henüz 25 yaşındayken çeken Orson Welles, bu ilk çalışmasını kariyeri boyunca aşamadı. Daima sinemanın en iyileri arasında gösterilen bir ilk film çektiğinizde onun gölgesinde kalmanız şaşırtıcı değil. Stanley Kubrick ise çoğunlukla kötü eleştiriler alan ilk filmi Fear and Desire’dan önemli dersler çıkarıp bir daha tökezlememiş ve hep üzerine koyarak sanat hayatını sürdürmüş bir isimdi. Stüdyo desteği olmadan çekilen ilk filmler ise çok daha kıymetli. Robert Rodriguez'in El Mariachi’nin bütçesini toparlayabilmek için kanını sattığı ve çeşitli deneylere kobay olduğu biliniyor. Darren Aronofsky ise ailesi ve arkadaşlarından topladığı 100 dolarlarla Pi’nin bütçesini denkleştirebilmiş. Alejandro Amenabar’ın ilk çalışması Tesis ise öğrencilik döneminde çektiği tez filmiydi. Verdiğimiz bağımsız örneklerin üçü de birbirinden başarılı, özgün çalışmalardı. Yönetmenlerimizin ellerindeki kısıtlı imkanlara rağmen yeteneklerini, özgür çalışma ortamlarında gösterebildiklerini söyleyebiliriz.

Özgün bir iş olsa da David Lynch'in ilk çalışması Eraserhead'ini, Richard Kelly'nin Donie Darko'sunu, François Truffaut'un Les 400 Coups'unu, Charles Laughton'un The Night of the Hunger'ını ve başka önemli ilk filmleri ilk 20 içerisine sığdıramadım.

Not: Yönetmenlerin belgeselleri, Tv filmleri ve kısa metraj çalışmaları değerlendirme dışında tutulmuştur. İlk sinema filmlerine bakıyoruz.

1- Hiroshima Mon Amour (1959)
2- Citizen Kane (1942)
3- Who's Afraid of Virginia Woolf (1966)
4- The Maltese Falcon (1941)
5- Night of the Livind Dead (1968)
6- Before the Rain (1994)
7- Blood Simple (1984)
8- Reservoir Dogs (1992)
9- The Hunger (1983)
10- The Shawshank Redemption (1994)
11- 12 Angry Men (1957)
12- Being Jonh Malkovich (1999) 
13- Pleasantville (1998)
14- Pi (1998)
15- Delicatessen 1991)
16- Badlans (1973)
17- District 9 (2009)
18- Amores Perros (2000)
19- Easy Rider (1969)
20- Knife in the Water (1962)

23 Kasım 2014

En İyi 10 'Sinemaya Veda' Filmi


“Yönetmenlerin en iyi ilk filmleri” listeleri çeşitli sinema dergi ve sitelerinde zaman zaman yapılmakta bildiğiniz gibi. Peki ya ilk filmler gibi önemi yadsınamayacak son filmlerle ilgili neden yapılmamakta? Sebebini bilmiyor, çok da merak etmiyorum açıkçası. Bela Tarr ve Hayao Miyazaki’nin ardından geçtiğimiz günlerde 10. filmini çektikten sonra emekli olacağını açıklayan Quantin Tarantino, bırakma sebebi olarak yaşlılığın yaratıcılığı öldürdüğünü ve iyi filmler yaparak, dinç bir şekilde veda etmek istediğini söylemişti. Tarantino’ya hak versek de sinema tarihinde geriye doğru gidip, usta yönetmenlerin yaşlılık dönemlerinde de çok önemli filmler, hatta başyapıtlar ürettiklerini görürüz. Öte yandan birçok yönetmenin aynı temalar etrafında döndükçe, yaratıclığını ve heyecanını kaybettiğini, vasat veya kötü filmlerle sinemaya veda ettiğini biliyoruz. Film çekmenin belki de artık sanatını icra etmekten ziyade bir alışkanlığa, geride daha fazla eser bırakma amacıyla üretmek için üretmeye dönüşmesi gibi etkenler, usta isimlerden kötü filmler çıkmasını bir nebze açıklıyor.

En görkemli vedaların, listenin ilk iki sırasına koyduğum Once Upon a Time in America ile Sergio Leone ve Eyes Wide Shut ile Stanley Kubrick’inki olduğunu düşünüyorum. Leone, A Fistful of Dynamite’ten sonra 13 yıl, Kubrick ise Full Metal Jacket’tın ardından 12 yıl bekledi. İki yönetmenin de son filmlerine baktığımızda, Leone’nin Spagetti Western dışında da harikalar yaratabildiğini göstermesi oldukça önemliydi. Kubrick’in ise sinemasının tüm özelliklerini barındıran, cesur ve ayrıksı bir başyapıtla dönmesinin yanı sıra, film gösterime girmeden ölmesi vedasını daha etkileyici kıldı. Unutulmaz komedi filmleriyle gönlümüzde ayrı bir yeri olan Ertem Eğilmez’in son filmi Arabesk, Yeşilçam filmlerinin kusursuz bir parodisiydi. Filmografisine baktığımızda Eğilmez’in bambaşka bir komedi anlayışıyla seyirci karşısına çıkması bir yana, Arabesk’in sinemamıza eşik atlatan sayılı filmlerden biri olması değerini artırıyor. Yönetmenin son filmi olması da o kadar anlamlı ki… Alfred Hitchcock’un son çalışması Family Plot ise genellikle Hitchcock sevenleri pek tatmin etmemiş. Ama bana kalırsa olay örgüsü, mizahı ve kimi akılda kalıcı gerilim sahneleriyle üstada yakışır bir sinemaya veda filmi oldu. Son anda liste dışında kaldığını belirteyim.

10 film arasına almasam da Carl Dreyer'in Gertrud'u, Kenji Mizoguchi'nin Akasen Chitai'ı, Yılmaz Güney'in Duvar'ı, Howard Hawks'ın Rio Lobo'su, Reiner Werner Fassbinder'ın Querelle'i, Frank Capra'nın Pocketful of Miracles'ını, Hayao Miyazaki'nin The Wind Rises'ını ve geçtiğimiz günlerde aramızda ayrılan büyük sinemacı Mike Nichols'ı ve son filmi Charlie Wilson's War'ı da bu vesileyle analım.

Aramızdan ayrılan veya emekliliğini açıklayan, dolayısıyla da filmografisi son halini almış yönetmenlerin sinemaya veda niteliği taşıyan filmlerine baktığımızı, uzun zamandır film çekmeyen, çekip-çekmeyeceği de belirsiz olan Alan Parker ve David Lynch gibi yönetmenleri ise değerlendirme dışında tuttuğumuzu belirteyim.

1- Once Upon a Time in America (Sergio Leone)
2- Eyes Wide Shut (Stanley Kubrick)
3- Offret (Andrei Tarkovsky)
4- A Torino Lo (Bela Tarr)
5- Papurika (Satoshi Kon)
6- Red (Krzysztof Kieslowski)
7- Arabesk (Ertem Eğilmez)
8- That Obscure Object of Desire (Luis Bunuel)
9- Solo, or the 120 Days of Sodom (Pier Paolo Pasolini)
10- Before the Devil Knows You’re Dead (Sidney Lumet)