16 Nisan 2013

İlk İzlenim: "Elysium"


2009 tarihli ilk filmi District 9 ile büyük ses getiren genç yönetmen Neil Blomkamp, görünen o ki, bilimkurgu sinemasında ısrarcı. Zira yönetmenin 9 Ağustos'ta vizyona girecek yeni filmi Elysium da distopik bir bilimkurgu. Matt Damon ve Jodie Foster gibi iki yıldızın başrolleri üstlendiği filmin ilk fragmanı geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Öncelikle Elysium'un hikayesine kısaca bakalım.

2159 yılında Dünya iki sınıfa ayrılmıştır. Zenginler, Elysium adı verilen bir uzay üssünde kendilerini harap olmuş Dünya'dan soyutlayıp, refah içinde yaşamaktadır. Hükümetin bir üyesi de seçkin ve nüfuz sahibi azınlığın bu yaşam biçimini korumak için her şeyi yapmaktadır. Öte yandan halk da Elysium'a girebilmek ve bu mevcut düzeni yıkabilmek için uğraşmaktadır. Halktan biri olan Max, oldukça tehlike bir görev olan Elysium'a giriş görevini kabul etmek zorunda kalacaktır.

Fragman ne söylüyor?

Neil Blomkamp'ın District 9'a hem içerik hem de görsel tercihleriyle çok benzeyen bir filmle karşımıza çıkmaya hazırlandığını söyleyebiliriz. Districk 9'un göçmen uzaylıları, Elysium'da yerini alt sınıf insanlara bırakmış. Yönetmenin bir tür sistem eleştirisine soyunacağını kestirmek güç değil. Hikayeye genel olarak baktığımızda alt ve üst sınıf olarak ikiye ayrılan Dünya'nın bilimkurgu sinemasında sıkça konu edinen bir tema olduğunu ve son dönemde In Time ve yakında vizyona girecek Upside Down gibi bilimkurgularda ürünler vermeye devam ettiğini, bu bakımdan Elysium'un çok da özgün bir tür filmi izlenimi bırakmadığını ancak buna rağmen Neil Blomkamp'ın başyapıt potansiyeli olan bir filmle geldiğini düşünüyorum.

Filmin eleştirisi için tıklayınız

4 yorum:

  1. keşke izlemeseydim.
    filmin konusu şu aslında : Max, yıllar sonra karşılaştığı çocukluk aşkının lösemiye yakalanmış küçük kızını istemeyerek de olsa kurtarmak zorunda kalır. Kendisi de ölümcül bir hastalıkla mücadele etmektedir ama yalnızca birinin kurtulma şansı vardır.
    1- hiç bir karakterin işlevi yok. Rehibe Max'a 'bir gün büyük işler başaracaksın' derken neyi kastediyor belli değil.sonra Kruger karakteri de ne ola? amacı ne ve neden kötü? Delacourt seyirciyle dalga geçer gibi ansızın ölüyor ve filmin bütün ana teması yerle bir oluyor.
    2- insanların elysium'dan ne beklediklerini hiç bilemiyoruz. sınıf savaşı mı yoksa sahra hastaneleri mi? insanların içinde bulunduğu sefaletin nedeni fazla nüfus ise, birkaç topalla körü iyileştirmenin dünyada kalanlara ne faydası var?
    Sonuç, tam bir hayal kırıklığı idi. böyle bir filme bilim kurgu denmez. kaldı ki vasatlık ötesi olan ne Oblivion'un ne de Prometeus'un yanına bile yaklaşamamış. rezalet.
    insan, doğa, belirsiz uzay ve makineler. Bilim kurgu bunlardan oluşuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine şaşırttın asil. bilimkurguda pek anlaşamıyoruz senle :) Elysium genel olarak Districk 9'unaltında bulunsa da iyi tepkiler alıyor. Senin kadar kötü bulanı duymamıştım. İzlemediğim için içeriğiyle ilgili yorumlarına bir şey diyemiyorum şuan. Yalnız Prometheus bana göre geçen yılın en iyi bilimkurgusuydu. Oblivin'u da yeni izledim. tematik zenginliğiyle öne çıkıyor o da. ama o denli başarılı değil

      Sil
  2. bilim kurgudan beklentim, sadece bir evrensel olması. aksiyon değil. kaldı ki, bilim kurgu, bu filmde sadece mekanla sınırlı. dediğim gibi, konuyu al, 2013 newyork'unda çek, hiçbir şey değişmeyecektir.
    mesela sıkça çocukluğuna gönderme yapılıyor filmde, ama sonra bunun işlevsiz olduğunu anlıyoruz. Elysium'un programlanmasıyla ilgili Max'in bir yeteneğe sahip olmasını bekledim hep. ama öküz çıktı, abartmıyorum. sonra sınıf farkının üstüne hiç gidilmemiş. yönetmene göre tek sorun, dünyalıların Elysium'un sahip olduğu sağlık becerilerinden yoksun olmaları.
    yapma Serdar Prometeus'ta android David bile başlı başına bir felsefe...
    bence, buna iyi bilim kurgu denmez. Dense, Stalker'a ne diyeceğiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aksiyon çok geri plandadır benim için de. dediğim gibi Elysium'u izlemedim henüz o sebeple yorum yapamayacağım. izlediğimde yazarım kesin. beklentim çok yüksek değil zaten. vasat olduğuna ihtimal vermiyorum tabi :) Prometheus'la karşılaştırmam tabi o başkaydı. Stalker konusu ise şöyle: Ben Prometheus'a bilimkurgu başyapıtı desem de bir Stalker elbette değil. Başyapıtlar da kendi içinde sınıflandırılır. ya da ben öyle yaparım diyeyim. Yani Stalker, Blade Runner filan bunlar klasik artık. karşılaştırmam elbette..

      Sil