16 Haziran 2015

İlk izlenim - Terminator: Genisys


Bilimkurgu sinemasının en önemli birkaç serisinden biri olan Terminatör, James Cameron ayrıldığından beridir düşüşünü sürdürüyor. Evet, bugüne dek vasat bir Terminator filmi izlemedik belki ama serinin potansiyelinin çok altında seyrettiğini de kabul etmek gerekiyor. Şimdi dördüncü filmin bıraktığı ufak çaplı enkazı temizleme zamanıdır diyerek, 26 Haziran 2015'te izleyeceğiz beşinci film Genisys'i adından başlayarak inceleyelim. 

Genisys yaratılış anlamına gelmekte bildiğiniz gibi. Bu da seriyi diriltme amacı göz önünde tutulduğunda olabilecek en iyi isim. Bunun dışında Genisys adının filmin hikayesiyle de ilgili olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Terminator küllerinden doğacak bir anlamda. Genisys'in senaryosu ilk iki filmle sıkı bir bağ kurularak yazıldı. Terminator: Genisys, 2029 yılında makine-insan savaşında insanoğlunun zafere yakın olduğunu bir dönemde açılacak. John Connor, annesini kurtarması için Kyle Reese'i (yani babasını) geçmişe gönderecek. Reese ise karşısında ilk Terminator filmindekinden daha farklı bir Sarah Connor bulacak. Yani zamanda yolculuk yapıp geçmişe gittiğinde T-800 de orada olacak. Filmin hikayesinden yola çıkıp, şöyle bir yorumda bulunabiliriz: Terminator Genisys, The Terminator ile Judgement Day arasında bir zaman diliminde geçecek. Daha doğrusu iki filmin de geçtiği zamanı yeniden yorumlayacak, değiştirecek. En azından geçmişte geçen kısmı. Ki zaten filmin büyük bölümü geçmiş zamanda geçecektir. Bunun anlamı da ilk filmlere yakın duran bir Terminator izleyeceğimiz. Fragmandan anladığımız kadarıyla ilk üç filmin kaçmalı kovalamacalı yapısı da korunacak. Kötü karakter olarak civa alaşımlı terminatörün yanı sıra ilk filmdeki makinelerin tarafındaki T-800'ü ve onun karşısında John Connor'ın tekrar programladığı T-800'ü göreceğiz. Kafa karıştırıcı gibi görünse de yaratıcı hamleler yapıldığını şimdiden söyleyebiliriz. Evet, ilk iki filmle sıkı sıkıya bağlı bir film olacak Genisys. Görsel olarak da aynı şeyi söylersek yanılmış olmayız. İlk filmlere yapılan göndermeler ve atıflar nostalji hissini artırırken, Terminator filmlerinin makine-insan savaşının yanında diğer önemli teması zaman yolcuğunun bu filmde seride hiç olmadığı kadar etkin bir biçimde kullanılacağını düşünüyorum. İlk iki filmde yaşananların zaman yolculuğu ile yeniden yorumlanması nasıl bir sonuç verecek merak konusu. Son olarak filmi gören James Cameron'ın Genisys için "Rönesans" yorumu yapması, oluşan olumsuz havayı biraz olsun dağıttı. Merakla bekliyoruz...

4 yorum:

  1. Aslında altından sağlam bir felsefe çıkarılabilecek muazzam bir filmi uzattıkça uzatıyorlar. Benim açımdan sorun yok izlerim ama hani şöyle Matrix gibi temeli olan yıllarca konuşulacak bir film olabilirdi. Üç film çek sonra başını anlat sonra bir film daha çek ortasını anlat. Sündüre sündüre koparacaklar bi yerinden. Hayır o değil Arnold Amca da iyice yaşlandı yakında yeni film de çekemeyecekler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağlam bir felsefesi zaten var Terminatör serisinin. Yanlış yönetmen seçimleriyle potansiyelinin baya altında bir 4. film izledik. Matrix demişken. ilk iki film zaten yıllardır konuşuluyor. devam filmlerinde onu yakalamak çok zordur. seri uzadıkça yani.. Bence yaratıcı fikirler var.
      Arnold konusunda katılıyorum, Arnoldla yeni bir üçleme deniyor. dayanabilecek mi bilmiyorum :))

      Sil
    2. Daha ilk fragmanda epey aksiyon var ve umutluyum aslında. Bekleyip göreceğiz. Ve acaba dedim Khalesi Sarah Connor rolüne gitmiş mi ? Bildiğimiz Sarah Connor epey sert mizaçlıydı ve iyi duruyordu ama Khalesi o etkiyi vermiyor. Ama olsun Khalesi Khalesi'dir. :D

      Sil
    3. evet aksiyon açısından tatmin edecektir. soru işaretleri var çokça.. Srah Connor'a bir parantez açmak lazım. Aslında çok iyi olmuş. Hikaye gereği. ilk filmdeki kadar yumuşak değil, ikinci filmdeki kadar da sert olmayacak. bilerek öyle yani bu filmde. filmin geçtiği zaman dilimi sebebiyle böyle düşünülmüş. orta sertlikte. o değil de. John Connor ve Kyle Reese pek olmamış. ben onları beğenmedim :/

      Sil