7 Mart 2016

Les Revenants - Geri Döndüler


Sinema tarihinin ilk zombi filmi olarak kabul edilen White Zombie’den bu yana, seyircinin her daim ilgisini cezbeden bu korku figürleri, türü besleyen bir alt tür olmakla kalmadı; komediden drama kadar farklı türlerle de melezleşerek yeni temsiller vermeyi sürdürdü. 2000’li yıllarla zombi figürü ve dolayısıyla zombi filmlerinin geçirdiği değişim, hem yeni neslin sinemaya bakışıyla hem de sinemanın kendi içindeki değişimle ilgiliydi. Romero’nun ağır aksak zombilerinden koşan zombilerine geçiş yaptığımız tam da bu dönemde Fransa’dan çıkan düşük bütçeli zombi filmi Les Revenants (Geri Döndüler), heyecan yaratan kimi fikirleriyle daha önce izlediklerimizden bir çırpıda ayrılmayı başaran bir denemeydi.

Açılış sekansında caddeleri kaplamış çoğu yaşlı yüzlerce insan görürüz. Bu görüntünün ardından yapılan açıklamalar dünya genelinde son 10 yıl içinde ölmüş 70 milyon insanın bir şekilde dünyaya geri döndüğünü öğreniriz. Hikâyenin geçtiği Fransa’da 13 bin vaka vardır. Biz bu vakalar içinden üçünün hikâyesini birbirine paralel olarak izleriz. Evet, dünya çapında yaşanan ve herhangi bir açıklama getirilemeyen bir fenomen yaşanmaktadır. Geri dönenleri, yaşayanlardan ayırt etmek pek de kolay bir iş değildir. Ülkenin ana meselesi haline gelen bu olay karşısında devlet nasıl bir reaksiyon gösterecektir? Geri dönenlere yaşarken sahip oldukları haklar geri verilmeli midir? Kontrol altında mı tutulmalıdırlar yoksa topluma kazandırılabilirler mi? gibi sayısız soru soran ve soruların cevaplarını irdelemeye çalışan Robin Campillo, ilk yönetmenlik çalışmasında zor bir işe soyunuyor. Kâğıt üzerinde durduğu gibi durmayan hikâye Campillo’yu epey zorluyor ve tökezlemesine sebep oluyor. 

Dâhiyane fikirlerle dolu filmin, korku yerine dramayı tercih etmesi çok yerinden bir tercih bunu belirtmemiz gerekiyor. Campillo, geri dönenlerin ve geri dönenlerin yakınlarının psikolojisiyle ilgileniyor. İkisini de masaya yatırıyor ama otopsinin kesin bir başarıyla sonuçlandığını söylememiz güç. Bunun başlıca sebebi doğru soruları soramaması, sorduklarından da tatmin edici cevaplar alamaması diyebiliriz. Örneklemek gerekirse neden ve nasıl geri döndüler soruları elinizde böyle bir hikâye varsa makul bir cevap vermeniz beklenen ilk sorulardır. Çünkü seyirci dünya çapında gerçekleşen bu fenomeni anlamlandırmaya çalışacaktır. Zombi filmlerinde ölülerin nasıl geri dönebildikleri filmin kendi dünyası içinde bir mantığa oturtulmuştur. Les Revenants, ürkütücü olduğu kadar merak uyandırıcı olayı sosyolojik ve psikolojik açıdan inceleme derdinde. Yani fantastik bir oluş gerçekçi bir zemine çekiliyor. Böyle olduğundan tertemiz kıyafetleriyle çıkagelen insanların, bunu nasıl başardıklarına mantıklı bir cevap beklememiz en doğal hakkımız. Sonuca kendimiz ulaşmayı denediğimizde geri dönenlerin zombiler gibi mezarlarından çıkmadıklarını, mistik bir oluşun parçası olduklarını söyleyebiliriz.

Bir tür uyanış safhasında oldukları söylenen geri dönenlerin, klasik zombilerle uzak bir akrabalığı var. Yavaş hareket etmeleri, boş bakışları ve ölmüş olmaları… Biyolojik olarak yaşıyorlar. Gerçek hayattan koptukları için tekrar senkronu tutturamıyorlar. Yönetmenin geri dönenlerden üçünü mercek altına aldığını görüyoruz. Bir çocuk, genç bir koca ve yaşlı bir kadın… İnsan hayatının üç farklı evresinin seçilmesi akılcı bir tercih. Tıpkı bu fenomenin minimize edilerek beyazperdeye taşınması gibi. Çünkü sevdikleri geri dönen akrabalarla özdeşlik kurmamız gerekiyor. Bunun için de bu karakterlere zaman verilmesi. Dolayısıyla olayın toplumsal boyutunun ikinci planda bırakılması Campillo’nun doğrular hanesine yazılmalı diye düşünüyorum. Filmin sonuna kadar ilgiyle izlenmesinde doğru tercihlerin payı büyük. Geri dönenler ve yakınlarının uyum sorunu ve hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının belirginliği dramatik açıdan etkileyici anlara sahne oluyor. Ancak filmin kozu dramatik derinlik yakalamak olsa da son düzlüğe girerken yolundan sapması ve vaat ettiği o derinliği yakalayamaması, hikâyenin yönetmene birkaç gömlek büyük gelmesinin bir sonucu.

İlk yarım saatte malzemenin hızlı tüketilmesi, filmin ortalarında seyircinin boşluğa düşmesine ve dikkatinin dağılmasına sebep oluyor. Finalde mevcut sorulara yenilerinin eklenmesiyle Les Revenants, yaratıcı ama pek de parlak olmayan bir zombi filmi denemesi olmaktan öteye gidemiyor. 6\10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder