19 Şubat 2014

Yeni suçlu zevkimiz: "Nurse 3D"


Fragmanları bir süredir dönen ve ülkemizde vizyona girip girmeyeceği belirsiz olan korku filmi Nurse 3D'nin "guilty pleasure" yani suçlu zevk olarak tabir ettiğimiz filmlerden biri olacağını düşünmüş ve dile getirmiştim. Filmi izledikten sonraki düşüncelerim de bu yönde oldu. Erkeklerin seksi hemşire fantezisini bir korku hikayesinin ana maddesi olarak kullanmak elbette yaratıcı bir fikir değil. Ancak, hem korku filmi sevenleri hem de erotizmin cazibesine kolayca kapılan seyircileri yakalama adına iyi bir fikir diyebiliriz. 

Film, son 30 yılda işlenen cinayetlerin diğer sektörlere nazaran sağlık sektöründe daha fazla olduğu  ve bu sektörden birçok seri katil çıkmıştır bilgisini vererek açılıyor. Bu veriyle elde gerçek bir hikaye olmamasına karşın gerçeklik hissiyatı verilmek istenmiş sanki. Ancak, açılıştaki sahneden Nurse 3D'nin kendini ciddiye alan bir korku filmi olmadığını hemen anlıyoruz. Kısaca bahsetmek gerekirse; gündüzleri hemşirelik, geceleri ise güzelliğini ve seksapalitesini kullanarak eşlerini aldatan evli erkekleri avlayan bir kadının hikayesi diyebiliriz Nurse 3D için.

Ana karakterimiz Abigail Russell'ın hikayesini kendi ağzından dinliyoruz. Bunun seri katil filmlerinde veyahut slasher korkularında sık karşılaşmadığımız bir anlatı şekli olduğunu söyleyelim. Yönetmen Douglas Aarniokoski'nin amacı elbette hikayeyi tamamen seri katilin bakış açısıyla sunmak ve karakterle birlikte hareket edip, onun bir adım önüne geçmemizi engellemek. Bir tür manipülasyon da denilebilir. Nurse 3D, 2000'li yıllar korku sinemasına enterasan bir seti katil armağan ediyor. Hemşire olması, kurbanlarını öldürme şeklini, şekillerini de doğrudan etkiliyor. Bu noktada akıllara Karındeşen Jack'in gelmesi olası. Üzerinde durulması gereken bir başka nokta ise sapkın katil hemşiremizin işlediği cinayetlerle tıpkı Jigsaw gibi iyilik yaptığını düşünmesi. Kurbanlarına baktığımızda arkalarında mutsuz bir eş, belki bir çocuk bırakıyorlar. Yuvalarını yıkan, sadakatsiz erkekler seçiliyor ve işlem tamamlandığında dünyadan bir kötülük temizlenmiş oluyor. Bu şüphesiz ki seri katilimizin düşüncesi.. Abigail Russell'ın seri katilliğe giden yolu tahmin edebileceğiniz gibi geçmişinde yaşadığı travmatik bir olayla doğrudan ilintili ama tadını kaçırmamak için bu konuyu fazla deşmeyelim. Şunu da belirtmeden geçmeyelim; Nurse 3D -ticari gerekçelerle de olsa- katilin tarafını tutan slasher filmlerinden biri. Ama bu alt türe ilave edebileceği hiçbir şey yok. Bu da onu kalıcı olamayacak eserler arasına şimdiden yazmamıza olanak tanıyor.

Son söz: Yaratıcı hamleleri olmayan Nurse 3D, sonlara doğru gore sahneleri iyice artırıyor ve kısmen akılda kalıyor. Sonunu da düşünürsek bir devam filminin yolunu gözleyebiliriz. 5\10


4 yorum:

  1. "dünyadan bir kötülük temizlenmiş oldu" ifadesi aklıma Dexter'ı yuvarladı. Ah hala kıyıp da onun finalini izleyemedim; ama konuyu dağıtmaya gerek yok tabi.
    "Babası annesini aldattı, annesini de bunun akabinde kendini astı." tipi bir şey değildir herhalde, o travma?
    Neyse neyse, son söz'ün de tastiklediği üzre pek izlemeye gerek yok bu filmi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dexter'ı da bi izleyemedim.. belki bir gün başlarım, çok merak ediyorum aslında ama zaman yok pek. Travma için hem evet hem hayır diyeyim. yaklaştın ahah :))

      Yani boşver izlemene gerek yok: )

      Sil
  2. Ben de yazını okurken Dexter'ın dişi versiyonu diye düşünüyordum ki Beyza bunu yazmış zaten!
    Pek ilgimi çekmemişti film ama uygun zamanımda göz atmayı düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben Dexter'ı izlemediğim için o hiç aklıma gelmedi.. sanırım ciddi bir akrabalık var aralarında :) en azından bir kez izlenebilir

      Sil