10 Mart 2014

Moon


David Bowie'nin oğlu Duncan Jones ilk uzun metraj filmi Ay (Moon) ile Sinema Dünyasına hızlı bir giriş yaptı. 2000'li yılların en özgün bilimkurgu hikayelerinden biri olan film, ana akım sinemaya ve hızlı kurguya alışkın seyircilere pek hitap etmeyebilir belki ama ne olursa olsun bir şansı hak ediyor diyorum ve Moon'un hikayesine geçiyorum.

Çok da uzak olmayan bir gelecekte enerji kaynaklarımız azalmıştır. Lunar adlı bir şirket çare olarak Ay'da üs kurar. Burada ihtiyacımız olan temiz enerji sağlanıp gezegenimize aktarılmaktadır. Sam Bell ise Üs'teki görevi üstlenen bir astronottur. Sam'in Üs'teki tek arkadaşı ve yardımcısı Gerty adlı yapay bir zekadır. Ay yüzeyinde kaza geçirdiği günün ertesinde bazı gariplikler sezen Sam, olay yerine gider ve kendisini yaralı bir şekilde orada bulur. Artık elimizde iki Sam vardır.

Düşünsel altyapısı ve matematiği iyi kurulmuş bir bilimkurgu filmi Moon. Duncan Jones'in 5 milyon dolar gibi çok mütevazi bir bütçeyle böylesine bir filmin altından kalkmayı başarması en baştan takdirle karşılanması gereken bir durum. Bir de filmin görsel olarak muadillerinin altında kalmaması şaşkınlığımızı daha da artırıyor. Moon, 1960 ve 70'li yılların bilimkurgu filmlerini anımsatıyor gerek görselliği gerekse de dingin anlatımıyla. Dramatik yapısı ise o dönem filmlerini düşündüğümüzde Moon'un artısı diyebiliriz. Jones, ilk filminde distopik bir dünya tablosundan uzaya açılıyor. Çözümün Ay'da bulunduğu ilginç bir hikaye ele alıyor. Daha da ilginci klonlama mevzusuna girip, buradan da insanoğlunun varoluşsal sorunlarını klonlara adapte ederek derinlikli bilimkurgu tanımının hakkını veriyor.

Filmin esin kaynaklarına bakacak olursak üzerinde durmamız gereken ilk film elbette 2001: A Space Odyssey olacaktır. İki filmin pek çok açıdan benzeştiği ve ayrıştığı hususlar var. Benzeştikleri ilk detay filmdeki yapay zeka Gerty'nin 2001'deki yapay zeka Hal9000'den pek de farklı olmaması. Ama tabi yönetmen Jones, yapay zeka ile insanın mücadelesini, klon mevzusuyla farklı bir yaklaşımla ele alıyor. Bu mücadele yerini klonlarla, onları istedikleri gibi kullanan Lunar adlı şirket'in bir tür kandırmaca üzerine kurduğu düzenle değiştiriliyor. Ayrıca Moon, Kubrick'in bilimkurgu destanı gibi evrensel bir hikaye anlatmıyor. Bu noktada ayrılıyorlar. Moon'da karakterlerimizin varoluşsal bir sorgulama içine çekilmesi de yine 2001: A Space Odyssey'in mirası. Moon'un 2001'dekine çok benzeyen set tasarımları ve görsel tercihleri yine benzeştikleri hususlara örnek gösterilebilir. Yönetmen Jones'tan duyduğumuz kadarıyla esinlendiği diğer film ise Alien. Moon'daki şirket mevzusu Alien'la doğrudan ilişkilendirilebilir.

Filmde gerilimi sağlayan şey zaman zaman klonların giriştiği münakaşa onun dışında neredeyse başladığı tonda biten bir hikaye bu. Moon, tek oyuncusu Sam Rockwell olan aksiyonsuz, sade bir bilimkurgu filmi. Yapaz Zekayı seslendiren Kevin Spacey ve müziklere imza atan Clint Mansell filmin başarısında önemli bir paya sahip kuşkusuz.

Son söz: Farklı bir bilimkurgu arıyorsanız Moon tam size göre 8.5\10

2 yorum:

  1. ooo çok çok çok değişik ve cesur bir filmdi bu moon.. bağımsız film böyle olacak işte.. bir yandan ayakları yere basacak ama bir yandan da bas bas bağıracak ben dahiyane zihinlerin ürünüyüm diye..

    filmin atmosferi, ruhu çok iyi yansıtıyordu.. sam rockwell'in muhteşem performansı da bu kasveti, çelişkileri, şaşkınlıkları layıkıyla destekliyordu.. evet akış yavaş ama gerçekten çok özenli ve özel bir film bu.. mutlaka izlenmeli diyorum..

    YanıtlaSil
  2. Evet aynen katılıyorum iyi özetlemişsin :) Özel bir film

    YanıtlaSil