7 Şubat 2013

Spielberg Nerede? "Lincoln"

Steven Spielberg, uzun zamandır hayata geçirmek istediği Lincoln projesini tamamladı ve beklendiği üzere Akademi ödüllerinde en çok adaylık alan film olmayı başardı. En iyi film ve yönetmen dahil 12 dalda Oscar adayı olan Lincoln, bu yarışta şuan Ben Affleck'in filmi Argo ile at başı gidiyor. Spielberg'ün Dorris Kearns Goodwin'in "Team of Rivals: The Political Genius of Lincoln" adlı biyografisinden uyarladığı Lincoln'de İç savaşın Amerikan ulusunu ikiye ayırdığı bir dönemde, Lincoln, savaşı sona erdirmek, ülkeyi birleştirmek ve köleliğe son vermek için bir hareket planı tasarlar. Abraham Lincoln, cesareti ve azmiyle gelecek nesillerin kaderini değiştirecektir.

Steven Spielberg'in Amistad'ın ardından Amerikan Tarihine ve kölelik sorununa tekrar bir bakış atma fırsatı bulduğu Lincoln, yönetmenin geçtiğimiz yıl War Horse'la yaşadığı-yaşattı hüsranı unutturmasını beklediğimiz ve büyük umut bağladığımız yeni filmi ne yazık ki bir 'Duraklama Dönemi' eseri. Spielberg, tam manasıyla bir Abraham Lincoln biyografisi çekmektense Lincoln'ün köleliği kaldırmak için verdiği çabayı ve nihai sonucu görselleştirmek istemiş. İç Savaşının son döneminde açılan (kısa savaş sahnesi) filmin ilk dakikaları yönetmenin imzası niteliğinde ve filmin en keyifli anları... Yazının başlığında "Spielberg Nerede?" derken söylemek istediğim Lincoln'ün yönetmenlik sanatı adına fazla bir şey ifade etmemesi ve Spielberg'ün memur yönetmenlik edasıyla filmi tamamlaması. Köleliğin tarih oluşunu, bir lobi çalışması şeklinde anlatmak, fazla geveze ve bir o kadar da temposuz bir film çekmek Spielberg'e yakışmamış. Lincoln'ün özel yaşantısına ucundan kıyısından girilmiş, dönem filmi olarak belli ölçüde tatmin edici bir iş çıkartılmış, tarihsel gerçeklerin sinemaya aktarımında sorun yok ama sinemasal bir etki bırakmaması filmin elini zayıflatıyor. Kısacası Spielberg, tarihsel gerçekleri kusursuzca yansıtayım derken mesleğini ve bir film çektiğini unutmuş.

Daniel Day-Lewis mi? Onda da abartılacak bir performans göremedim açıkçası. Nerde Gangs of New York'un, There Will Be Blood'un Daniel Day-Lewis'i? Oscar adaylığına diyecek sözüm yok, yine tertemiz bir performans ama beni heyecanlandırmadığını da eklemeliyim. En iyi erkek oyuncu Oscar'ı The Master'la Joaquin Phonix'e gitmeli. En iyi film ve yönetmen Oscarlarında şansı yüksek olmasına karşın Lincoln'ü desteklemiyorum.

Son söz: Steven Spielberg, Oscar peşinde koşmayı bırakıp, yaratıcılığını konuşturabileceği projelere yönelmeli ve üzerindeki ölü toprağını atmalı. Lincoln'ün 12 dalda Oscar adaylığına aldanmayın ve filmi puanlarken yönetmenin adına bakmayın! 5.5\10

En iyi 10 Steven Spielberg filmi

7 yorum:

  1. Steven Spielberg konusunu buraya yazayım dedim. Biraz önce izledim filmi. Öncelikle izlediğimiz altyazıda sıkıntı vardı. Bu yüzden filmin seyir zevkini düşürmüş olabilir. (Tabi sen sinemada izlediysen bilmiyorum.)
    Ben filmi beğendim. Tabi çok müptelası olmuş değilim. Bence bir dönem filmi olarak gayet iyiydi. Tabi daha çok Lincoln'ün yaşamının son bir bölümüne değiniliyor. Aslında bu tercih yerinde. Çünkü çoğu biyografik filmlerde ve bunlar önemli kişiliklerse yaşamı boyunca çok şey yaşadığı için yönetmenler bunun altında kalkamıyor. Spielberg'ün derdi burda kölelik sorununu işlemekte. Sinematografi olarak oldukça sade bir iş. John Williams konusunu anlıyorum ama bu tür filmlerde ezgileri hep aynı başka müzisyen tercih edilebilirdi.
    Filmin en iyi yanlarından biri Daniel Day-Lewis bence adam çok sade bir oyunculukla hayran bırakabiliyor. Sen belki biraz daha overacting(abartılı) dediğimiz oyunculukları seviyor olabilirsin. Nitekim There Will Be Blood ve Gangs of New York'ta öyleydi. Ki bende bu tür oyunculukları çok severim. Yine Phoenix'te The Master'da bu sene böyle bir iş çıkarmıştı. Ama bence Lewis her yeni filminde bir oyunculuk dersi çıkarıyor.
    Tekrar ediyorum filme aman aman bayılmış değilim ama bence iyi bir iş. Ayrıca tam Oscar'lık film. Yani Argo yerine Lincoln'ün almasını isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok sinemada izlemedim, öyle bir hata yapmadığım için memnunum :) Bak Kerem Akça'nın yazısında bir cümle var ki benim filmi sevmeme sebebi çok iyi açıklıyor. şöyle: "İçimizden ister istemez Spielberg'e sinemanın tanımı değişti de biz mi bilmiyoruz diye sormak geliyor" tamamen aynı fikirdeyim. Lincoln'de sinemaya dair pek bir şey yok. sade anlatım olabilir tabii itirazım yok ama tarihsel gerçekleri yansıtacağım diye film çektiğini unutmasını anlamak çok zor. Belgesel desen o da değil. garip yani. Biyografi kısmına gelirsek bir dönemin anlatıldığı işleri ben de daha çok severim genelde daha iyi filmler çıkar.

      Ve Daniel Day-Lewis konusuna gelirsek Lincoln'de de yine çok beğendim, belirttim yazıda da ama hiç etkilemedi beni. öyle yorumlar geliyor ki abartıldığını düşünüyorum performansının. Bahsettiğim iki filmde abartılı oynadığını düşünmüyorum Day-Lewis'in. o karakterleri yaşamıştı bildiğin. Ve o karakterler onu gerektiriyordu. Pek güzel Lincoln olmuş Lewis ama ben Lewis'in kendisini de görmek isterdim. makyajın altında kalmış biraz :) aman neyse ki bayılmamışsın, :) bayılacak bir film değil başyapıt diyenleri anlamak mümkün değil

      Oscar için film yapmayı bırakmalı bence Spielberg, olmuyor. War Horse, Lincon... Argo daha iyiydi bence, hiç desteklemesem de Lincoln'e tercih ederim :) anlaşamadık hahah

      Sil
    2. Kerem Akça genel kanının filmlerini sevmeyen ama arada hiç beklemediğin filmlere not veren biridir. O yüzden genelde tercihlerimiz onunla uyuşmaz. Ama severim kendisini iyi bir yazardır. Yönetmenlerin sineması zaman zaman değişebilir. Bunu anlamak gerek bunun en iyi örneklerinden biri Zeki Demirkubuz ve geçen sene ki Yeraltı filmi. Gayet beğenmiştim. Demek istediğini anlayabiliyorum. Biraz daha sinematografisine önem veren belki dramasını daha güçlü kuran bir film bekliyordun.

      Lewis'te de beni en çok etkileyen önceki işlerinden çok farklı olması. Makyajın altından kaybolduğunu düşünmüyorum ama dediğim gibi çok sade bir performans ve bana çok insancıl geldi. Abartılmasını düşünmenin nedeni bu adam çok seviliyor ya. Adamı gördüğün anda ayakta alkışlamak istiyorsun :) Böyle sade senaryoları çok seven insan var beğenmelerini anlayabiliyorum. War Horse'tan çok daha iyiydi.

      Oscar'da Silver Linings Playbook ikisininde arasından sıyrılsa güzel bir sürpriz olur :)

      Sil
    3. Çok iyi yazar şüphesiz. puanlamada eli sıkı diyelim, doğru genel kanıyla pek uyuşmuyor. İyi de Spielberg'in böyle bir değişime hiç ihtiyacı yok. Ki bunun Lincoln'e özel bir durum olduğunu düşünüyorum ve tekrar bu tarz bir yönetmenlikle karşımıza çıkmaz umarım. Zeki Demirkubuz'un Spielberg gibi keskin bir değişim yaşadığını düşünmüyorum ben. yine benzer bir anlatısı vardı. O filmi ben de çok beğendim tabii :) Evet doğru sinematogafi çok önemli, olmazsa olmaz, dramatik olarak da Spielberg'in her zaman yaptığını görmek isterim. biz onu bu yüzden bu kadar sevdik :)

      Lewis konusunda yine katılıyorum sana. Spielberg'e göre daha ılımlıyım. adam yine yapmış yapacağını Ben War Horse'u daha başarılı buluyorum :) Evet SLP sürpriz yapabilir bence de iyi olur

      Sil
    4. Neyse ben filmlerini severek izliyorum ama her yeni filminde aşırı beklentiye girmiyorum. Bu yüzden belki ben biraz daha fazla beğeniyorum eserlerini. Bundan sonra daha fazla kaliteli işlere imza atması dileğiyle.

      Sil
    5. Spielberg çok sevmemden kaynaklanıyor tabii bu durum. Neler yapabileceğini çok iyi biliyorum. büyük beklentilerin hüsranı da büyük oluyor. Toparlanacaktır. Robopocalypse ile sıkı bir dönüş yapacak mutlaka :)

      Sil
    6. Benim yine bir beklentim yok:)

      Sil