12 Kasım 2011

Romantizm kokan filmler 2. Bölüm

Before Sunrise
Avrupa'da bir tren yolculuğu sırasında tesadüfen tanışan iki romantik ruhlu genç; Jessie ve Celine Viyana'da trenden inip ertesi günün sabahına kadar şehirde dolaşır ve durmadan konuşurlar. Konuştukça da yakınlaşırlar. İkisi de o gecenin birlikte geçirecekleri ilk ve tek gece olduğunun bilincindedir. Başrollerinde Ethan Hawke ve Julie Delpy'nin yer aldığı Before Sunrise, romantik film kalıplarının dışına çıkan ve kısa zaman içinde türü sevenlerin vazgeçilmezlerinden olmayı başaran özel bir film. "Hayatının en romantik anları sadece bir gece sürebilir mi?" diye soran Before Sunrise'ın 9 yıl sonrasını anlatan başarılı bir devam filmi de var: Before Sunset
Ne zaman izlemeli: Bir ruh eşinizin olduğunu düşünüyorsanız ve hala bulamamışsanız izlemek için yer ve zamanın bir önemi yok

Sleepless in Seattle
Sam karısının ölümünün ardından oğlu Jonah'la yaşamaktadır. Jonah, babasının yalnız olmasından hiç hoşlanmamaktadır. Bir gece "Siz ve Duygularınız" adlı radyo programını arar ve babası için bir eş istediğini söyler. İstemeyerek de olsa kendisini telefonda bulan Sam, eşini ve onsuz yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlatmaya başlar. O sırada radyo dinleyenlerden biri de Annie'dir. Meg Ryan ve Tom Hanks'i ilk kez bir filmde buluşturan Sleepless in Seattle 90'lı yıllar romantik filmleri içinde ana karakterlerini fazla bir araya getirmeyen yapısıyla ve duygusunu seyirciye geçirmeyi başarmasıyla kilit bir noktada duruyor. Sam'in telefonda tüm Amerika'ya kaybettiği karısını anlattığı sahneyi izlerken yutkunma ihtiyacı hissedeceksiniz.
Ne zaman izlemeli: Bir yerlerde sizi de bekleyen romantik bir erkek\kadın olduğunu düşünüyorsanız hemen

In The Mood For Love (Aşk Zamanı)

1962 yılının Hong Kong'u. Chau ve Eşi Şangay'lıların yaşadığı bir eve taşınırlar. Chau, taşınma esnasında yeni kapı komşusu Li-Chun ile tanışır. Li-Chun ve Chau eşlerinin işte oldukları zamanları birlikte geçirmeye başlarlar ve kısa bir süre sonra aşık olurlar. Daha sonra anlarla ki eşleri arasında da bir ilişki vardır. Duygusunu sözcüklerden çok oyuncularının beden diliyle vermeyi başaran Eleştirmenlerin yere göğe koyamadığı Aşk Zamanı uzak doğu sinemasından hazzetmeyenler için zor bir seyirlik olabilir. Merkezine imkansız bir aşk öyküsü yerleştiren bu film  hüzün kokan ve romantizmi iliklerinize kadar hissedebileceğiniz  bir deneyim vadediyor.
Ne zaman izlemeli: Soğuk ve kasvetli bir kış günü için ideal

Pretty Woman


Zengin ve yakışıklı iş adamı Edward bir gece New York caddelerinde güzel bir sokak kadını olan Vivian ile tanışır. Beraber geçirdikleri güzel bir gecenin ardından bir anlaşma yaparlar. Bir hafta boyunca sevgili olacaklar ve sonra herkes kendi hayatına dönecektir. Julia Roberts ve Richard Gere ikilisinin bu ilk buluşmaları tam bir gövde gösterisine dönüşüyor. 1990'lı yılların  romantik komedi adına en iyi işlerinden olduğunu söyleyebileceğimiz Pretty Woman'ı izlerken vaktin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Romantizminin yanında komedi tarafı da güçlü olan film tekrar tekrar izlenebilecek bir peri masalı. Julia Roberts'a ilk Altın Küresini kazandıran filmin Soundtrack'i de iddialı.
Ne zaman izlemeli: Sorması bile ayıp :)

6 yorum:

  1. Tom Hanks ve Sleepless in Seattle! Asla kaçırmamak gerekir :)

    YanıtlaSil
  2. Ben aslında bir kez izledim. Bulabilirsem alıp tekrar izlemeyi çok istiyorum. Dediğin gibi kaçırmamak lazım :)

    YanıtlaSil
  3. Before Sunrise ! Çok ama çok severim! Dialogları daha önce planda bence.

    YanıtlaSil
  4. Benim için unutulmaz bir film. evet diyaloglarıyla ön plana çıkıyor haklısınız. romantik film klişelerini ters yüz etmesi de önemini artırıyor :)

    YanıtlaSil
  5. Before Sunrise ile ilgili bir eleştiri okumuştum uzun zaman önce. Çift aşkı yaşamıyor da birbirleriyle felsefe yarıştırıyor sanki deniyordu. O sıralar filmi izlememiştim. İzleyince gördüm ki olaylardan, koşturmacadan sıyrılmış bir film. Sıkmıyor ama hiç. Eline defter kalem alıp yazasın geliyor konuşmaları. Herkese anlatamayacakları, anlatsalar da anlaşılmayacakları şeyleri olan iki insan karşılaşıyor. Ve konuşuyorlar. Tam da yalnızca bir günü olan, ayrılacak iki insanın yapması gerektiği gibi. Ben filmi izlemekle kalmadım, yaşadım.. Neyse fazla uzattım:)
    Sleepless in Seattle da uzun zamandır izlenecekler listemde, bir fırsatını bulup izleyebilirim umarım..

    YanıtlaSil
  6. Before Sunrise.. hem de hiç sıkmıyor bir çırpıda sona eriyor. senaryodaki işçiliği filan konuşabiliriz ama türü seven hemen herkesi bir yerden yakalayan 90'ların en samimi filmlerinden diyebilirim. Sleepless in Seattle'ı da çok başarılıdır en kısa zamanda izleyebilirsin umarım. yorumun için teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil