1 Şubat 2012

The Road


70'li yıllardan günümüze kadar bilimkurgu sinemasının gözde alt türlerinden olmayı sürdüren kıyamet sonrası (Post apokaliptik) filmleri tür ile ilgilenen yönetmenler için vazgeçilmezliğini koruyor. 2006 yılında Cormac McCarty'nin Pulitzer ödülü kazanmış romanından aynı isimle 2009'da sinemaya uyarlanan The Road (Yol) ülkemizde vizyon şansı tanınmamış önemli bir bilimkurgu\drama.

Yaşanan Nükleer felaketten sonra insanlığın büyük bir bölümü yok olmuştur. İnsanlığın yanında bitki ve hayvan türleri de yok olmanın eşiğindedir. Bir baba ve oğul, açlık ve salgın hastalığın yanında büyük bir tehdit oluşturan silahlı çetelerden kaçmakta ve sürekli güneye (umuda) doğru yol almaktadır. Baba, bu zorlu yolculukta mutlu sona ulaşabilmek için elinden geleni yapacaktır.

Öncelikle The Road'ın kıyamet sonrası bilimkurguları içerisinde Mad Max'e yakın durduğunu söyleyebilirim. Görsel olarak değil ebette, Mad Max'dekine benzer bir felaket yaşanmış ve hayatta kalanlar sefil bir hayatı yaşamaya mahkum olmuş. Ne otorite kalmış ne de başka bir şey. İki filmde de eli silahlı çeteler hüküm sürüyor. Mad Max'in sarımtırak atmosferi The Road'da grimsi ve olabildiğince kasvetli bir biçimde karşımıza çıkıyor. Bu grimsi tonlar iki ana karakterimiz baba ve oğlun iç dünyalarıyla birebir örtüşüyor. Film, baba oğul arasındaki ilişkiye odaklanıp dramatik yanı ağır basan bilimkurgular arasına adını yazdırıyor ve bunu yaparken hem duygusal olup hem de duygu sömürüsünden uzak durmayı başarıyor. Babanın rüyalarında eşiyle yaşadığı o mutlu yılları rengarenk betimlemiş yönetmenimiz John Hillcoat ve böylece kıyamet öncesindeki dünya ile sonrası arasında keskin bir çizgi çekmeyi başarmış.

Film, kıyamet sonrası bilimkurguların olmazsa olmazlarından yol filmi temasını ustaca kullanıyor. Türün diğer örneklerinden ayrıldığı nokta ise dış ses kullanımı denilebilir. Hikayeyi Viggo Mortensen'in hayat verdiği baba karakteri aktarıyor bize. Yönetmen Hillcoat, olabildiğince karamsar bir öykü anlatsa da umudun hep var olduğunun altını çiziyor.

Son söz: The Road'ın çok iyi eleştiriler aldığını hatta başyapıt olarak karşılayanların hiç de azımsanmayacak kadar olduğunu söyleyeyim. Karar sizin 7.8\10

2 yorum:

  1. kesinlikle harika bir film! insanlarin hayatî $eyler yolunda gitmeyince ne gibi karanlik yönlerinin ortaya çikabilecegine, ne kadar acimasiz olabileceklerine deginiyor: ya$ama içgüdüsü

    bir de, "bir gün doga bizi yutabilir" korkusu salmiyor mu insanin içine..
    çok begendigim bir film cidden. güzel bir yazi olmu$.

    Betül

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederim :) gerçekten ürkütücü bir film başarısını da burdan alıyor

    YanıtlaSil