2 Mayıs 2012

Fake Evolution +13


1 kilo baklava çaldığı için 40 yıl dondorulmuş olarak bekleme cezasına çarptırılan Behçet, geleceğin Türkiye'sinde uyandırılır.
-Behçet: Nerdeyim? Hangi yıldayız? 3. Dünya Savaşı çıktı mı?
-Fazıl: 2052 yılındayız ve savaş filan çıkmadı. 
-Behçet: Sen de kimsin?
-Fazıl: Adım Fazıl, doktorunum. Nasıl hissediyorsun söyle bakalım
-Behçet: Kış uykusuna yatmış bir ayıdan farkım yok
-Fazıl: Tetkiklerinde herhangi bir terslik çıkmadı ancak bir süre gözetim altında tutacağız seni. Bak bu özel hemşiren Ahu. Senle o ilgilenecek
Behçet: Ceylan gibi mübarek!
-Ahu: Pardon anlamadım.
-Behçet: Şey tuvalete gitsem iyi olacak
-Ahu: Nasıl kullanacağını biliyor musun?
-Behçet: Peh! İdiot değiliz herhalde. Sen tarif et yeter
-Ahu: Önce sağa sonra sola sonra tekrar sağa dön karşındaki ilk kapı
Behçet, tuvaletten döner
-Behçet: Bu kadar lüks bir tuvalette neden tuvalet kağıdı olmaz?
-Ahu: Tuvalette neden kağıt olsun ki? Temizlik için deniz kabukları var ya!
-Behçet: Ben onları akvaryumuma koyarım diye aldım. Kıçımı silecek değilim ya!
-Ahu: Kıç silmek ne demek?
-Behçet: Kafa bulma benle!
-Ahu: Gerçekten ilk senden duyuyorum bunu
-Behçet: Ne günlere kaldık ya! Deniz kabuklarından belli zaten. Ahucum ben nerde kalacağım şimdi sen ondan haber ver.
-Ahu: Daha önce kimse bana Ahucum dememişti
-Behçet: Dur ben sana daha neler diyecem.
-Ahu: Benim ev müsait bu arada
-Behçet: Sahi mi? Babanla papaz olmayalım sonra
-Ahu: Çok garip cümleler kuruyorsun ama merak etme
Ahu'nun evine varırlar
-Ahu: Hadi geç karşıma da sevişelim. Al şu hapı da
-Behçet: Bak bunu beklemiyordum işte! Ee! Niye oturdun öyle?
-Ahu: Eski usüller kullanılmıyor artık. Geç karşıma da göstereyim
-Behçet: Nasıl olcak bu iş aklım ermedi!
-Ahu: Hapı yuttun mu?
-Behçet: Yuttuk be! Ne boka yarayacaksa!
-Ahu: Gözlerini kapat ve yaptığımızı düşün
-Behçet: Ben zaten düşünüyordum ki! Bir de gözlerimi mi kapatacam?
Behçet, Ahu'yu öpmeye yeltenir
-Ahu: (Behçet'i iterek) Dur ne yapıyorsun? Hayvan gibi
-Behçet: Çattık ya! 40 yılda nasıl bu kadar değişebildi her şey anlamıyorum
-Ahu: Nasıl oldu anlatayım istersen
-Behçet: Anlat. Belki hala yapacak bir şeyler vardır.
-Ahu: 2025'te Dünya'da yeni bir teknolojik devrim yaşandı. Bu, öncekilere benzer bir şey değildi. Her ülke yapay bir zeka tarafından yönetilmeye başladı. Bu sistem Türkiye dışında tüm ülkelerde başarılı oldu. Gündemi her gün değişen ülkemiz sıradanlığın esiri oldu. Gün geçtikçe halk heyecanını kaybetmeye başladı. Yapay Hükümet, bir de kırmızı eti yasaklayınca değişim hızlandı. Kurban Bayramı eski önemini kaybetti. Mangal yapmak tarih oldu. Ve en önemlisi her Türk vatandaşına yılda 60 kitap okuma zorunluluğu getirilince zamanla diğer milletlerden farkımız kalmadı. Yapay Zeka yanlış bir şey yapmadı. Tabi bizim Türk olduğumuzu unutmak dışında...
-Behçet: Peki kimsenin aklına Yapay Hükümeti devirmek gelmedi mi?
-Ahu: Herkes mutluydu; işsizlik yok, yoksulluk yok, toplumun yarısı sanat düşkünü oldu. Bienaller, sergiler dolup dolup taştı. Hala da öyle
-Behçet: Güzel şeyler de yaşanmış ama bu böyle gitmez-gidemez
-Ahu: Gördüğün gibi her şeyin bir bedeli var
-Behçet: Basbayağı evrim geçirmişsiniz işte! Sen bana bu Yapay Hükümet nasıl bir şey onu anlat. Anlat ki anasını belleyeyim!
-Ahu: Bellemek mi? Ya hiçbir şey anlamıyorum ki!
-Behçet: Şu iş bi bitsin hiç merak etme uygulamalı olarak anlatacam ben sana
-Ahu: Peki. Yapay Hükümet dediğimiz şey son teknoloji 12 bilgisayardan oluşan bir sistem. Devre dışı bırakmak için hard disclerini sökmen yeterli
-Behçet: Düşündüğümden daha kolay olacak
Behçet, Yapay Hükümeti devirir. Eski alışkanlıklar geri döner ve tersine bir evrim süreci başlar. Geri dönüşün ilk somut belirtisi bir vatandaşın yere tükürmesi olur. 3 ay sonra mecliste eskiden olduğu gibi hararetli tartışmalar yaşanır. Dönüşümün son evresi ise kırmızı etin tekrar sofralara dönmesiyle gerçekleşir.
-Ahu: Helal olsun Behçet büyük iş başardın
-Behçet: Evet büyük iş başardım ama senle şu yarım kalan işi yoluna koyamadık
-Ahu: Ha o mu? Evlenmeden olmaz Behçetcim
-Behçet: Ne oldu o eski Ahu'ya?
-Ahu: Ahu eski Ahu da Türkiye değil! Çaktın!

Not: "Demolition Man" parodisidir.

4 yorum:

  1. Filmin aslını izlemedim ama yüzümde aptal bir gülümseme ile okudum bu yazıyı. ehehe.
    "Geri dönüşün ilk somut belirtisi bir vatandaşın yere tükürmesi olur." ahahaha, trajikomik ama olsun.

    YanıtlaSil
  2. Filmin aslı çok özel bir bilim kurgu değil. zaten ben de hikayenin ana hatlarını ordan aldım ve gerisini kendim kurguladım. Son kısımları evet trajikomik. gülümsetmeyi başardıysam bana yeter teşekkür ettim :)

    YanıtlaSil
  3. Bu filmin şu tuvalet repliğini hatırlıyorum :))))))))))
    Ama filimden aklıma bir de siyah deri ceketten başka bir şey kalmadı :)

    YanıtlaSil
  4. ahaha evet orası en akılda kalıcı sahneydi :)) deri kıyafetler zavksizdi ama...

    YanıtlaSil