6 Kasım 2012

Looper

İlk filmi Brick ile bağımsızlar cephesinde saygın bir yer edinen Rian Johnson, sonraki çalışması The Brothers Bloom'la Hollywood kervanına katılmış ancak başarılı olamamıştı. Rian Johnson, üçüncü filmi Looper (Tetikçiler) da Bruce Willes, Joseph Gordon Lewitt ve Emily Blunt gibi yıldızlarla çalışıyor ancak bağımsız ruhunu sonuna kadar hissettiriyor. Zamanda yolculuğun mümkün fakat yasak olduğu bir gelecekteyiz. Mafya, tekelinde olan bu büyük buluşu pis işlerini halletmek için kullanıyor. Temizlemek istedikleri birini 30 yıl geriye gönderiyor ve orada bekleyen tetikçiler de işi kolayca hallediyor. Ana karakterimiz tetikçi Joe, bir gün kendi geleceğini karşısında buluyor ve elinden kaçırıyor. Hikaye bir mafya içi hesaplaşması olarak da görülebilir.

Looper'ın zaman yolculuğuna bakışı
Geleceğin dünyasında geçen bir gangster filmi Looper ve zaman yolculuğunu odak noktası yapan bilim kurgu filmlerinin son örneği... Rian Johnson'ın zaman yolculuğuna yeni bir bakış açısı getirmek gibi bir iddiası olmamakla birlikte bu temayı minimize ederek kullanması, Looper'ın zaman yolculuğu temalı bir bilim kurgu klasiğine dönüşmesinin önünü tıkıyor. Minimize etmeyi açalım hemen. Johnson'ın kendi yazdığı hikayeye göre zaman yolculuğunun kullanım alanı çok dar. Sorun bunu yalnız gangsterlerin kullanması değil, hatları keskin bir biçimde çizilmiş iki tarih arasında kullanabilmesinde diyebiliriz. 2074'ten 2044 yılına gidilebiliyor, yıl 2075 olduğunda ise 2045'e gidebiliyorsun yalnızca. 30 yıllık bir kısır döngü bu ama anlaşılabilir bir tercih Johnson'ınki, çünkü hikaye tek bir karakter üzerinden gidiyor Joe'nun bugünü ve geleceği, karşılaşmaları ve bunun yaratacağı olası sonuçlar masaya yatırılıyor.


Korku sinemasından devşirilmiş öğe: Telekinezi
Korku sinemasının alt türlerinden telekinetik korkular (Carrie, Firestarter, The Children) daha çok küçük çocukları bir korku nesnesi olarak kullanır. Düşünce gücüyle cisimleri hareket ettirme esasına dayanan telekineziyi, Rian Johnson, bir zaman yolculuğu aksiyonuna yamamış ve bunu da korku filmlerinde olduğu gibi kullanmış. 2040'lı yılarda nüfusun %10'unun durup dururken telekinetik güçler kazanması, temel atmadan bina inşa etmek gibi açıkçası. Filmde kritik bir işlevi olan telekinetik güç hakkında herhangi bir açıklama yapılmaması ve son yarım saatte üzerine düşülmesi, havada kalmasına neden oluyor fakat Looper'ın ana temalarına ve filme ciddi bir zarar vermiyor.

Looper'ın ataları: benzeştikleri ve ayrıştıkları noktalar
Rian Johnson'ın Terminatör serisi ve Twelve Monkeys'den esinlenerek yazdığı senaryonun bahsettiğimiz filmlerle ne gibi ortak noktaları var bir bakalım. Terminatör filmlerinde geleceği değiştirmek için geleceğe müdahale etme fikri; gelecekten geleni avcı, geçmiştekini kurban konumuna getirirken Looper önce bunu tersten uyguluyor sonra da her ikisini birden. Twelve Monkeys'de kişinin kendi küçüklüğüyle karşılaşmasının yarattığı paradoks, Looper'ın üzerine gittiği, zaman yolculuğunun da önüne geçen bir mevzu. Terminatör ve Twelve Monkeys, post-apokaliptik bilim kurgu filmidir ve bu iki filmde zaman yolculuğu büyük bir amaca hizmet eder, insanlığın geleceği tehlikededir ve zaman yolculuğu bunun önüne geçebilmenin tek yoludur. Looper'ın geleceği ise -2040'lar ve 2070'ler- bugünden çok da farklı değil, kimi teknolojik gelişmeler var ancak bunlar ne insanların yaşam biçimini değiştirebilmiş ne de kaderini...

Looper nasıl bir bilim kurgu?
Yazının başında Johnson'ın 'bağımsız' ruhundan bahsetmiştik. Yöntmenimizin hem görsel hem de anlatı olarak sadelikten yana olduğunu söyleyebiliriz. Looper; fiyakalı bir bilim kurgu-aksiyon filmi değil, ne çok derin ne de sığ, ne çok hareketli ne de durgun... Kısacası sizi çok heyecanlandırmayacak, çok da üzmeyecektir.

Son söz: Looper, bilim kurgu sevenlere alternatif bir lezzet sunuyor 7.2\10

14 yorum:

  1. Az önce yolda izleyip bitirdim. 2. yarısı ilk yarısına göre daha başarılıydı, bunun sebebi de zaman yolculuğundan öte küçük karakterin özel durumuydu. Filmin ana konusu zaman yolculuğu diye düşünülürse etkileyici sayılmaz. Fakat sadece konularından biri olarak ele alınırsa, ben beğendim :)Seyretmeli mi diye soranlara tavsiye ederim :) Haftaya yayınlarım yazımı ben de. Eline sağlık yazı için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadi ya iyi denk gelmiş :) Evet Fatma zaman yolculuğu filmi olarak bakıldığında etkileyici diyemeyiz. genel olarak da öyle değil ama gayet iyi. bence de mutlaka görülmeli. teşekkür ederim bekliyorum yazını :)

      Sil
  2. Aklımdakiler özetlemişsin zaten dostum. benim puanımda 7.0 idi. Sana daha önce açıklamıştım zaten nelerden tam olarak etkilenmediğimi/etkileyemediğini. zaman yolculugu detaysız, dediğin gibi telekinetik olayı da çok havada. filmin sonu ise çok klişe geldi bana ''kendini öldür, hiç bir şey olmasın, yaşanmamış olsun'' daha önce benzer filmlerde görülen bir şey. Sadece güzel bir aksiyon benim için, 7.0 puanda takılmıştır bu bağlamda. eline sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vay sen de 7 verdin demek. ben daha düşük verdiğini düşünmüştüm :) evet zaman yolculuğunu hiç detaylandırmamışlar. telekinetik mevzusunda da senin de havada kaldığını düşünmen içimi rahatlattı valla. demek ki yanılmamamışım. son yorumun biraz spoiler olmuş izlemeyenlerden okuyan olmaz umarım haha :)) evet o final çok basitti ve yapılmıştı daha önce. ben sonda zaman yolculuğu ile ilgili bir şey bekliyordum ı-ıhh çıkmadı maalesef. yani finali de biraz puanını kırmamda sebeptir. benim için de iyi bir bilim kurgu olarak tür içinde yerini aldı. çok sağol tekrar dostum :)

      Sil
  3. Haklısın biraz spoiler vermişim istersen editleyebilirsin o kısmı :) daha düşükte verebilirdim ama Gordon Levitt ve Bruce Willis'in hatrı var :)Yoksa genel bağlamda daha düşük olurdu notum :) çünkü ''en azından benim için'' yeni bir şey vermedi bana film. Her halukarda dediğim gibi aksiyonu ve oyuncuları için, bu tip zaman yolculuğu olayını sevenler için iyi bir alternatif..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya benim için fark etmez tabii izlememiş olanları düşündüm bir an. yorumlara çok bakan olacağını sanmıyorum boşver ya :) evet oyuncuların da bi artısı oldu. aynen yeni bir şey vermiyor türü sevenlere hoş bir seyirlik. iz bırakacak bir film olamamış

      Sil
  4. Aslında Serdar, zaman makinasına yeni bir şey getirmiyor demişsin. Belki de şunu düşünmek gerekli. Mafya elinde bir oyuncağa dönüşmüş durumda. Üstün,seçkin bir teknoloji olmasından çok sıradan bir buluş gibi. Diğer söylediklerine fazlasıyla katılıyorum. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işte buna rağmen bir yenilik getirdi diyemiyoruz. Zaman makinası daha önce de köhne bir makine gibi resmedilmişti. yine looper'da da bu teknoloji önemli bence. sıradan olduğunu düşünmüyorum yalnızca mafyanın elinde ve gizli tutuluyor :) zaten zaman yolculuğu kavramına yenilik getirmek hiç de öyle kolay bir şey değil :)

      Sil
  5. Filmin herhangi bir yenilik vaadetmemesine rağmen(yazında belirtmişsin) sanırım sende bu yönde bir beklenti oluşturmuş. Filmin bir sadelik tercih ettiği doğru ki ben bu sadeliğinden dolayı sevdim. Evet zaman yolculuğu kavramını çokta fantastik bir boyuta taşımıyor. Ama bunun nedeni de bence açıklıyor. Zaman makinesi 30 yıl sonra icat edilecek deniliyor ve icat edilir edilmez güçlü otoriterlerin eline geçiyor. Yani daha gelecekteki topluma da yayılmış değil. Bu yüzden kısıtlı bir alan hissi uyandırıyor. Dünyayı kurtarmak gibi bir amaca hizmet etmese de insanoğlunun kirli işleri için kullanılıyor. Bence bu gayet makul görülebilecek bir olay.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelen ilk eleştiriler o yöndeydi ve sadece ben değil bir çok arkadaş yenilik getirmeden çok zaman yolculuğunun daha aktif biçimde kullanıldığını düşündü filmde. yenilik getirmemesi sorun değil önemli olan bunu nasıl kullandığı ki Looper'ın kötü kullandığını söylemedim. gayet iyi. kullanım alanını daraltması filmin aleyhine olmuş bana kalırsa. 'sadelik' tercihi de bu tip bir bilim kurgu için tam isabet olmamış. tabii bunlar benim düşüncelerim. sonuçta filmi beğendim :)

      Sil
    2. Sadece tespitlerin bir kısmında görüşlerimi belirttim:) Filmi kötü bulduğunu falan söylemedim. Bilmiyorum benim yazdıklarımda sert bir duruş mu gözüküyor:) Genelde bilim-kurgu türünde yatkınlığın daha fazla olduğu için senin daha fazla seveceğini düşünmüştüm:)

      Sil
    3. Yok Faruk öyle sert bulmadım istediğin gibi yorum yapabilirsin samimi söylüyorum :) Ben de sert yazmadım yahu :) şu konuda haklısın ben de daha çok seveceğimi düşünüyordum Looper'ı ama belli olmuyor işte. sanırım birbirimizi azcık yanlış anlamışız. tabii sen kötü bulduğumu söylemedin ama ben de yenilik getirdiğini düşünmedim yalnız zaman yolculuğunu daha iyi kullandığını düşünmüştüm :)

      Sil
  6. Serdar Durdu : '''sadelik' tercihi de bu tip bir bilim kurgu için tam isabet olmamış.''

    Aynen.. Kesinlikle katılmaktayım dostum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehe teşekkür ettim egemencim :))

      Sil