5 Ocak 2014

Escape Plan 10 Ocak'ta gösterime giriyor


Başrollerinde efsane oyuncular Sylvester Stallone ve Arnold Schwarzenegger’in yer aldığı aksiyon filmi Kaçış Planı, 10 Ocak’ta izleyicisiyle buluşacak. Son zamanların çok konuşulan ismi Mikael Håfström’un yönetmenlik koltuğuna oturduğu Kaçış Planı’nda dünyanın en azılı suçlularının kalacağı bir hapishane inşa edilir, tüm hapishaneleri inşa eden ve onlardan ustalıkla kaçan Ray Breslin (Sylvester Stallone) bu hapishaneyi kontrol etmek ve kaçışa uygun olup olmadığını anlamak için yerleştirilir. Ray düştüğü tuzaktan habersiz görevi kabul eder, hapishaneye yerleşir dünyanın en tehlikeli adamı Emil Rottmayer’den (Arnold Schwarzenegger) destek alarak kaçışını planlar ve soluksuz aksiyon başlar. 

Ray ve ekip arkadaşları Abigail, Hush ve Lester dünyanın en korunaklı hapishanesinden kaçma rekabetine katılmak için teklif aldıklarında, bu yarıştan kaçmamaya karar verirler. Bu kaçma planı için tek bir şart koşulur, Breslin, hapisteyken ekip arkadaşlarıyla görüşemeyecektir. Görevi tamamlayamayacağı zaman da hapishane müdürüne “kırmızı kod” verecek ve görev iptal edilecektir. Nereye götürüldüğünden habersiz olan Breslin, hapishaneye ulaştığında, hücrelerin asla kırılamayan cam hücreler olduğunu, hapistekilerin tamamının öldürmeye programlanan mahkûmlar olduğunu, muhafızların ağır silahlı ve maskeli olduklarını görür. Breslin, kaçış planı yaparken hapishane müdürü Hobbes, bu anlattıklarından haberi olmadığını, Breslin’in de normal bir mahkûm olduğunu söyler. Hayatı boyunca hiç kullanmadığı ve görevin iptal edilmesini işaret eden “kırmızı kod”u kullanmasına rağmen, hapishanedeki hiç kimse bu olaydan haberdar değildir. Breslin tuzağa düşürüldüğünü anlar ve çaresizce hapishanenin en karanlık adamı Emil Rottmayer'den yardım almak zorunda kalır.

Kaçış Planı’nın başrol oyuncusu Stallone “Bugünün izleyicileri zeki ve talepkâr. Onlara beklediklerinden fazlasını ve farklı bir şeyler vermek zorundasınız. Ben ve Arnold’ın aynı filmde olması gibi. İnsanlar ikimizden böyle bir film çıkmasını beklemezlerdi, bu da onların isteğini vermek demek. Birbirimize paralel kariyerlerde olan, altın çağımızı yaşayan, zor filmlerin adamlarıyız. Bu filmde her şey çok farklı, büyük silahlar yok, patlamalar yok, bombalar var. İki karakter de bu kez beyinlerini kullanmak zorunda. Filmde çok fazla aksiyon var ama daha çok düşünmesi gereken adamların aksiyonu diyebilirim. Bu rol hayatımın en güzel döneminde, en keyifli işim oldu.” diyor ve ekliyor “Karakteri çok inandırıcı buldum. Bize sürekli senaryo gelir bilirsiniz, ilk 30 sayfada da işin nereye gideceği belli olur. Kaçış Planı öyle değildi, hikâyenin başında ortasında ne olacağını asla tahmin edemiyorsunuz. Birkaç tahminde bulundum ama sonu hiç de beklediğim gibi değildi. Breslin, tuzağa düştüğünü anladığında, tek çaresi Emil Rottmayer’den yardım almak oluyor. Birbirlerine hiç güvenmeyen bu iki adamın tek umudu yine birbirlerine inanmaktan geçiyor. Ray hapisteki herkesten şüpheleniyor ve kimseye güvenmiyor. Ray ve Emil arasındaki satranç da burada başlıyor.”





6 yorum:

  1. Aynen ikili bir heyecan yarattı.
    Aklıma çok alakası olmasa da biraz alakası olan Celda 211 filmini getirdi.
    Bakalım, göriciz.
    Biraz da Prison Break kokuyor tabi.
    Buradan Michael Scofield'a selamlar o zaman.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bi izleyemedim şu Celda 211'i de, hep söylüyorsun halbuki :)) selamın ulaşır umarım hahah.. benim çocukluk hayalimdi iki yıldızın aynı filmde kafa kafaya verip maceraya atılmaları. ve gerçek oldu sonunda :)

      Sil
    2. Celda 211'i sürekli ertelemiştim daha 1 ay önce izleme fırsatım oldu ve keşke ertelemeseydim dedim kendi kendime :)

      Sil
    3. hımm demek öyle, o zaman ben de çok bekletmeden izleyeyim :)

      Sil
  2. İlgi çekici bir tanıtım olmuş. Ben bu filmin sadece Sylvester Stallone'nin kendi inşa ettiği bir hapishaneden kaçmaya çalışmasıyla alakalı, sıradan bir hapishane filmi olduğunu sanıyordum. Beklentilerim yükseldi şimdi. Ayrıca Arnold'la ikisini izlemek de ilginç olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler :) evet hikaye hiç fena değil gibi. Arni ve Sly'i aynı filmde görecek olmamız zaten filmi izlemek için yeterince sebep veriyor :)

      Sil